36 direkte Treffer gefunden für: olay


50 indirekte Treffer gefunden für: olay

Deutsch Türkisch
Ablauf der Ereignisse {sub} {m} olayların seyri
abnorme Erlebnisreaktion {sub} {f} olaya karşı kuralsız reaksiyon
das Alibi {sub} {n} olay yerinden başka yerde bulunma
am Nabel des Ereignisses olayın tam merkezinde
am Ort des Geschehens olayın olduğu yerde
an den Nerv der Sache rühren olayın hassas noktasına değinmek
die Anekdoteneintragung {sub} {f} olay yazımı
die Angelegenheiten {sub} {pl} olaylar
Angelegenheiten ordnen {sub} {f} olayları sıraya koymak
Anzahl der Ereignisse {sub} {f} olayların sayısı
aufhellen {v} [hellte auf, hat aufgehellt] olayı aydınlatmak
aufhellen {v} [hellte auf, hat aufgehellt] olayı çözmek
aufklären {v} [Ereignis, Vorgang] olayı aydınlatmak
aufregend {adj} olay
Bearbeiten von Ereignissen {sub} {n} olayları işleme alma
die Begebenheiten {sub} {pl} olaylar
der Begehungsort {sub} {m} [einer strafbaren Handlung] olay yeri
Bericht über den Fall {sub} {m} olay hakkında rapor
Besichtigung an Ort und Stelle {sub} {f} olay yerinde keşif
Beteiligung an der Tat {sub} {f} olaya katılma
der Beweis {sub} {m} olay mahallinde keşif
Beweis durch Augenschein olay yeri keşfi
buchstabengläubig {adj} olayların kaderciliğine inanan
die Chronik {sub} {f} olayları zaman sırasına göre anlatan eser
die Chronologie {sub} {f} olayların zamansal oluş sırasına göre sıralanması
dahintergesteckt olayın içinde idi
das Geschehen kontrollieren olayı kontrol etmek
den Dingen auf den Grund gehen olayları inceden inceye araştirmak
den Dingen freien Lauf lassen olayları kendi akışına bırakmak
den fall dem schiedsrichter vorlegen olayı hakemin önüne koymak
den Fall prüfen olayı incelemek
den Lauf der Dinge abwarten olayları seyrine bırakmak
den Sachverhalt prüfen {v} olayın esasını incelemek
den Tatort besichtigen {v} olay yerini ziyaret etmek
der Ablauf von Ereignissen olayların akışı
Der Sache schaden olaya zarar vermek
Der springende Punkt bei der Sache olayda önemli nokta
die Dinge auseinander halten können [alt] olayları birbirine karıştırmamak
die Dinge ins rechte,richtige Licht rücken olaylara ışık tutmak
die Dinge laufen lassen {v} olayları akışına bırakmak
die Dinge ungeschehen machen olayları saklamak
Die Dinge werden gut ausgehen olaylar iyi sonuca ulaşacak
die Sache entscheiden olay hakkında karar vermek
Dinge aufklären {v} olayları aydınlatmak
Dinge aufschieben {v} olayları tehir etmek
Dinge auseinanderhalten {v} olayları birbirinden farklı değerlendirmek
Dokumente des Falls olayın belgeleri
Dreh- und Angelpunkt {sub} {m} olayın ana noktası
ein ereignisreiches Leben olay bir yaşam
ein Nachspiel haben olay sonucu yeni bir olay ortaya çıkmak
0.002s



Nützliche Links

Deutsche Sprache

Türkische Sprache

Deutsche Grammatik

Türkische Grammatik

Duden online

Türk Dil Kurumu