3 direkte Treffer gefunden für: hoher


50 indirekte Treffer gefunden für: hoher

Deutsch Türkisch
hoher Absatz {sub} {m} yüksek topuk
hoher Absatz {sub} {m} [Wirtschaft] yüksek satış
hoher Adel {sub} {m} yüksek soylu
hoher Adelsrat {sub} {m} yüksek soylu kurulu
hoher Adlige {sub} {f} yüksek soylu
hoher Adliger {sub} {m} yüksek soylu
hoher Anteil {sub} {m} yüksek pay
hoher Auftragsstand {sub} {m} yüksek sipariş varlığı
hoher Balken {sub} {m} yüksek kiriş
hoher Ball {sub} {m} yüksek top
hoher Beamter {sub} {m} yüksek memur
hoher Bekanntheitsgrad {sub} {m} yüksek tanınırlık derecesi
hoher Berg {sub} {m} yüksek dağ
hoher Betrag {sub} {m} yüksek miktar
hoher Blutdruck {sub} {m} yüksek tansiyon
hoher Einsatz {sub} {m} üstün faaliyet
hoher Ertrag {sub} {m} yüksek verim
Hoher Flüchtlingskommissar {sub} {m} yüksek komiser
Hoher Flüchtlingskommissar der Vereinten Nationen {sub} {m} birleşmniş milletler yüksek komiseri
hoher Gehalt an Eisenoxid yüksek demir oksit payı
hoher Geldbetrag {sub} {m} yüksek para miktarı
hoher Gesundheitsrat {sub} {m} Yüksek Sağlık Şurası
hoher Gewinn {sub} {m} yüksek kazanç
hoher Grad {sub} {m} yüksek derece
hoher Grad an Preisstabilität {sub} {m} yüksek derecede fiyat istikrarı
hoher Handelsüberschuss {sub} {m} yüksek ticaret fazlalığı
hoher Integrationsgrad {sub} {m} yüksek entegre derecesi
hoher Komfort {sub} {m} yüksek konfor
hoher Kommissar {sub} {m} yüksek komiser
Hoher Kommissar der Vereinten Nationen für Menschenrechte {sub} {m} birleşmniş milletler insan hakları yüksek komiseri
Hoher Kommissar für nationale Minderheiten {sub} {m} milli azınlıklar yüksek komiseri
hoher Kostenaufwand {sub} {m} büyük masraf
hoher Kragen {sub} {m} yüksek yaka
hoher Kurs {sub} {m} yüksek kur
hoher Leistungsgrad {sub} {m} yüksek performans derecesi
hoher natürlicher Säuregehalt {sub} {m} yüksek doğal asit derecesi
hoher Offizier {sub} {m} yüksek subay
hoher Preis {sub} {m} yüksek fiyat
hoher Prozentsatz {sub} {m} yüksek yüzdelik oranı
hoher Punkt {sub} {m} yüksek nokta
hoher Rang {sub} {m} yüksek rütne
hoher Redeanteil {sub} {m} yüksek konuşma payı
hoher Regierungsbeamter {sub} {m} yüksek hükümet memuru
hoher Reibwert {sub} {m} yüksek sürtünme değeri
hoher Seegang {sub} {m} yüksek dalgalı
hoher Sitz {sub} {m} yüksek oturak
hoher Sockel {sub} {m} yüksek temel
hoher Stand {sub} {m} yüksek konum
hoher Stand der Zivilisation {sub} {m} yüksek medeniyet konumu
hoher Standard {sub} {m} yüksek standart
0.002s