3 direkte Treffer gefunden für: biri

Deutsch Türkisch
ein [Pronomen] biri
der Einer {sub} {m} biri
jemand biri

50 indirekte Treffer gefunden für: biri

Deutsch Türkisch
abfordern {v} [forderte ab, hat abgefordert] birisinden bir şey istemek
abgelagerte Bildungen {sub} {pl} biriken oluşumlar
abgelagerter Staub {sub} {m} biriken toz
abgelöst birinin işini yada görevini devralmış
abgewinnen {v} [gewann ab, hat abgewonnen] birisinden bir şey almak
abhalten {v} [hielt ab, hat abgehalten] birisini bir şeyden alıkoymak
abhalten {v} [jemanden von der Arbeit ~] birini işinden alıkoymak
abhandenmachen {v} birisinden bir şey almak
abhold sein {v} [jemandem, einer Sache abgeneigt sein] birisini veya bir şeyi çekememek
abholen {v} [jemanden ~ lassen] birini karşılatmak
abhängen {v} {ugs.} birisini atlatmak
abhärmen {v} birisinin başının etini yemek
abhärmen, sich {v} birisinin başınan etini yemek
das Abhören {sub} {n} birisinin bilgisini dinleme
abhören {v} birisinin bilgisini dinlemek
abkapiteln {v} [kapitelte ab, hat abkapitelt] birisini azarlamak
abkapiteln {v} [kapitelte ab, hat abkapitelt] birisini fırçalamak
abkaufen {v} [glauben: kaufte ab, hat abgekauft] birinin söylediğine aldanmak
abkaufen {v} [glauben: kaufte ab, hat abgekauft] birinin söylediğine inanmak
abkaufen {v} [jemandem etwas abkaufen: kaufte ab, hat abgekauft] birinden bir şeyi satın almak
die Ablagerungen {sub} {pl} birikimler
der Ablageschacht {sub} {m} birikim kuyusu
ablocken {v} [lockte ab, hat abgelockt] birini kandırarak elde etmek
Abneigung einflößen birisine antipatı göstermek
abordnen {v} [ordnete ab, hat abgeordnet] birisini bir görevle yollamak
abordnend {adj} birisini bir göreve yollayan
abordnend {adj} birisini bir işe tayin eden
abpassen {v} birisinin yolunu beklemek
das Abraten {sub} {n} birine bir şeyi yapmamasını tavsiye etme
abraten {v} [jemandem etwas ~] birine bir şeyi yapmamasını tavsiye etmek
abraten {v} [ratete ab, hat abgeraten] birine bir şeyi yapmamasını tavsiye etmek
abraten {v} [ratete ab, hat abgeraten] birine bir şeyi yapmamasını önermek
abrechnen {v} [mit jemanden ~] biriyle hesaplaşmak
abrechnen {v} [sich rächen] birinden intikam almak
abscheu haben {v} birisinden nefret etmek
Abscheu vor etwas oder von jemandem haben birisinden veya bir şeyden nefret etmek
Abschied nehmen von jemandem birisine veda etmek
Abschmelzgeschwindigkeit aus dem Kerndrahtgewicht {sub} {f} birim zamanda eriyen elektrik telinin ağırlığı
Abschreibung von stillen Reserven {sub} {f} birikimlerin amortismanı
die Abschreibungsreserve {sub} {f} birikmiş amortisman
absetzen {v} [setzte ab, hat abgesetzt] birisini bir yerde bırakmak
Absichten auf jemanden haben {sub} {pl} birisinin üzerine planları olmak
absitzen {v} [saß ab, hat abgesessen] birisinden uzakta oturmak
absparen {v} [sparte ab, hat abgespart] biriktirmek
absparend {adj} biriktiren
Abstand zu jemandem halten {v} birisine mesafeli durmak
abstatten {v} [jemandem einen Besuch ~] birini ziyaret etmek
abstellen [beordern] birini görevlendirmek
die Abstraktionszahl {sub} {f} birimlerinin türü anlatılmamış sayı
abstrapazieren {v} birini fazla çalıştırarak yormak
0.002s



Nützliche Links

Deutsche Sprache

Türkische Sprache

Deutsche Grammatik

Türkische Grammatik

Duden online

Türk Dil Kurumu