Keine direkten Treffer gefunden für: sonu

Deutsch Türkisch

77 indirekte Treffer gefunden für: sonu

Deutsch Türkisch
das Abfolgern {sub} {n} sonuç çıkarma
abgeblendet {adj} sönük
abgeblendete Scheinwerfer {sub} {pl} sönük farlar
abgeblendeter Scheinwerfer {sub} {m} sönük projektör
abgeblendetes Licht {sub} {n} sönük ışık
abgeleitet [Mathematik] sonuç çıkarılmış
abgewartet sonunu beklemiş
abklingen {v} [klang ab, ist abgeklungen] sönümlenmek
die Abklingkonstante {sub} {f} sönüm değeri
die Abklingkonstante {sub} {f} sönüm faktörü
die Abklingkonstante {sub} {f} sönüm sabitesi
die Abklingzeit {sub} {f} sönüm müddeti
die Abklingzeit {sub} {f} sönüm süresi
die Abklingzeitkonstante {sub} {f} sönüm zamanı sabitesi
die Ableitung {sub} {f} sonuç çıkarma
die Ablöschung {sub} {f} sönüm
die Abmachung {sub} {f} sonuçlandırma
Abmachung treffen {v} sonuca varmak
abschließend {adv} sonunda
abschließende Prüfschritte {sub} {f} sonunda inceleme adımları
abschließende Schlichtung eines Streits {sub} {f} sonunda bir kavgayı yatıştırma
abschließende Übereinkunft {sub} {f} sonunda uzlaşma
abschließender technischer Bericht {sub} {m} sonuca dair teknik rapor
der Abschluss {sub} {m} sonuç
die Abschlussakte {sub} {f} sonuç dosyası
die Abschlussbegehung {sub} {f} sonuç teftişi
der Abschlussbericht {sub} {m} sonuç raporu
die Abschlussberichtsversion {sub} {f} sonuç raporu tasarımı
das Abschlussgespräch {sub} {n} sonuçlar üzerine konuşma
die Abschlussprovision {sub} {f} sonuçlandırma provizyonu
das Abschlussschreiben {sub} {n} sonuç yazısı
die Abschlusstabelle {sub} {f} sonuç tabelası
die Abschlüsse {sub} {pl} sonuçlar
der Abschwächer {sub} {m} [Technik] sönümlenme elemanı
absehbar {adj} [Folgen] sonu görülebilen
abwarten {v} [wartete ab, hat abgewartet] sonunu beklemek
Abweichung der Ergebnisse {sub} {f} sonuçlarda sapma
als Ergebnis sonuç olarak
als Letzter ankommen {v} sonuncu olarak hedefe varmak
also {adv} sonuç olarak
am Ende sonunda
am Ende borstig sonunda darmadağın
am Ende doch sonunda olur
am Ende kommen sonunda gelmek
am Ende sein sonunda olmak
am Ende war er der unbestrittene Gewinner sonunda tartışmasız birinci oldu
am Ende wird alles zum Gebrauchsgegenstand sonunda her şey kullanılabilecek
am Schluss sonunda
an einer Sache herumdoktern {ugs.} sonuç alamadan bir konuyla uğraşmak
andauernd [Physik] sönümsüz
anhängiges Verfahren {sub} {n} sonuçlanmamış dava
Ablauf der Frist {sub} {m} mehil sonu
Ablauf der Frist {sub} {m} vadenin sonu
Ablauf der Geltungsdauer meriyetin sonu
Ablauf eines Geschäfts {sub} {m} bir ticaretin sonu
Ablauf eines Patents {sub} {m} patent süresinin sonu
das Absatzende {sub} {n} satır sonu
die Absatzmuffe {sub} {f} sıkma halkası manşonu
Abschluss der Durchschaltung {sub} {m} direk bağlantı sonu
der Abschnittsabschluss {sub} {m} bölüm sonu
der Abspann {sub} {m} [Film, TV, Radio usw.] filmin sonu
das Abstandsrohr {sub} {n} aralık manşonu
der Abteilungskellner {sub} {m} [in großen Hotels] bölüm garsonu
das Abwicklungsende {sub} {n} çözüm sonu
die Abzweigmuffe {sub} {f} saptırma manşonu
die Abzweigmuffe {sub} {f} ayırma boru manşonu
die Achsbuchse {sub} {f} dingil manşonu
die Achskopfmanschette {sub} {f} dingil başı manşonu
der Adernschluss {sub} {m} iletken sonu
das Adventswochenende {sub} {n} Noel haftası sonu
der Ajowankümmel {sub} {m} Mısır anasonu
das Aktionsende {sub} {n} aksiyon sonu
Anfang und Ende des Tages günün başı ve sonu
die Angussbuchse {sub} {f} döküm buşonu
das Anis {sub} {n} yıldız anasonu
Anis (Stern~) {sub} {m} [Illicium verum] Anasonu (Yıldız), Cin Ansonu
die Ankerbuchse {sub} {f} endüvi manşonu
0.003s