2 direkte Treffer gefunden für: Frist

Deutsch Türkisch
die Frist {sub} {f} [begrenzter Aufschub] süre
die Frist {sub} {f} müddet

50 indirekte Treffer gefunden für: Frist

Deutsch Türkisch
Frist bewilligen {v} süre tanımak
Frist bis zur Fälligkeit der Zahlung {sub} {f} ödeme zamanı gelinceye kadar zaman
Frist für den Antrag auf Teilnahme {sub} {f} katılım dilekçesi için süre
Frist für den Eingang der Angebote {sub} {f} tekliflerin verilme süresi
Frist für die Durchführung der Entscheidung kararı hayata geçirme müddeti
Frist für die ordentliche Kündigung {sub} {f} sözleşmeye uygun çıkış süresi
Frist für die Rückzahlung {sub} {f} geri ödeme süresi
Frist für die Verjährung der Ansprüche {sub} {f} taleplerin zaman aşımı süresi
Frist für die Verjährung der Ansprüche {sub} {f} taleplerin zaman aşımına uğrama süresi
Frist für die Vorlegung {sub} {f} sunma müddeti
Frist für eine Rückantwort {sub} {f} geri cevap süresi
Frist für reklamationen {sub} {f} reklamasyon süresi
Frist gewähren {v} mehil vermek
Frist gewähren {v} süre tanımak
Frist gewähren {v} süre vermek
Frist hemmen süreyi durdurmak
Frist hemmen süreyi tatil etmek
Frist setzen {v} mühlet koymak
Frist setzen {v} süre belirlemek
Frist setzen {v} süre koymak
Frist setzen {v} zaman sınırlaması koymak
Frist stellen {v} süre belirlemek
Frist verlängern {v} müddeti uzatmak
Frist verlängern {v} süre uzatmak
Frist verlängern {v} süreyi uzatmak
Frist verstreichen lassen müddeti geçirmek
Frist von einem Monat {sub} {f} bir ay müddet
Frist überschreiten {v} süreyi geçirmek
der Fristablauf {sub} {m} sürenin dolması
der Fristablauftermin {sub} {m} sürenin dolma tarihi
der Fristbeginn {sub} {m} sürenin başlangıcı
die Fristbewilligung {sub} {f} süre verme
die Fristen {sub} {pl} müddetler
die Fristen {sub} {pl} süreler
fristen {v} {ugs.} kıt kanaat geçinme
fristen {v} ertelemek
fristen {v} tehir etmek
fristen {v} zamanını doldurmak
Fristen setzen {v} müddet koymak
Fristen setzen {v} süre koymak
die Fristeninkongruenz {sub} {f} süre uyumsuzluğu
die Fristenkongruenz {sub} {f} süreye uygun
fristenlos {adj} süresiz
die Fristenlösung {sub} {f} [Schwangerschaftsunterbrechung] (gebeliğe son verebilmek için) müddet çözümü
der Fristenplanhalter {sub} {m} süre planına uyan
die Fristenregelung {sub} {f} [Abtreibung] (gebeliğe son verebilmek için) süre ayarlaması
die Fristentransformation {sub} {f} süre değiştirme
die Fristenverlängerung {sub} {f} süre uzatma
die Fristenüberschreitung {sub} {f} süre aşımı
fristgebunden [Adv] süresi gelmemiş
0.002s