2 direkte Treffer gefunden für: Gefahr

Deutsch Türkisch
die Gefahr {sub} {f} risk
die Gefahr {sub} {f} tehlike

50 indirekte Treffer gefunden für: Gefahr

Deutsch Türkisch
Gefahr abwehren {sub} {f} tehlikeyi önlemek
Gefahr abweisend {adj} tehlikeyi bertaraf edici
Gefahr abwenden {sub} {f} tehlikeyi bertaraf etmek
Gefahr bringender Ausfall {sub} {m} [EN ISO 12100] tehlike getiren aksama
Gefahr der Beschlagnahme {sub} {f} el koyma tehlikesi
Gefahr der Nichtzahlung {sub} {f} ödememe tehlikesi
Gefahr des Diebstahls {sub} {f} çalınma tehlikesi
Gefahr des Untergangs {sub} {f} batma tehlikesi
Gefahr durch höhere Gewalt {sub} {f} doğa afeti tehlike
Gefahr einer Lawine {sub} {f} çığ tehlikesi
Gefahr eines Erdrutsches {sub} {f} yer kayma tehlikesi
Gefahr entgehen {v} tehlikeyi atlatmak
Gefahr entrinnen {v} tehlikeyi atlatmak
Gefahr erkannt, Gefahr gebannt {sub} {f} bilinen tehlike önlenir
Gefahr erkennen {sub} {f} tehlikeyi algılamak
Gefahr für {sub} {f} …için tehlike
Gefahr für den Frieden {sub} {f} barış için tehlike
Gefahr für den Verkehr {sub} {f} trafik için tehlike
Gefahr für die Gesellschaft {sub} {f} toplum için tehlike
Gefahr für die Gesundheit {sub} {f} sıhhat için tehlike
Gefahr für die Seefahrt {sub} {f} deniz yolculuğu için tehlike
Gefahr für Leib und Leben {sub} {f} hayat tehlikesi
Gefahr fürchten {v} tehlikeden korkmak
Gefahr ist mein zweiter Vorname ikinci ismim
Gefahr laufen {v} riske girmek
Gefahr laufen, etwas zu tun {v} bir şey yapmak için riske girmek
Gefahr laufen zu …me tehlikesine uğramak
Gefahr laufen zu …tehlikesine uğramak
Gefahr laufen, etwas zu verlieren {v} bir şey kaybetme riskine girmek
Gefahr meiden {sub} {f} tehlikeyi önlemek
Gefahr umgehen {v} tehlikeden kaçınmak
Gefahr von Schäden {sub} {f} hasar tehlikesi
Gefahr wittern {v} tehlikenin kokusunu almak
Gefahr wittern {v} tehlikeyi sezmek
Gefahr, in~ tehlikede
der Gefahrbereich {sub} {m} tehlike alanı
die Gefahrbremse {sub} {f} tehlike freni
die Gefahrbremsung {sub} {f} tehlike freni yapma
gefahrbringend {adj} tehlikeli sonuçlar doğuran
gefahrdrohend {adj} tehlikeli sonuçlar doğuran
gefahren [z. B. Motorrad] motor sürdü
die Gefahren {sub} {pl} tehlikeler
gefahren {v} [er, sie, es ist~] (taşıtla) hareket etti
Gefahren am Arbeitsplatz {sub} {pl} yerindeki rizikolar
Gefahren der hohen See {sub} {pl} açık denizde tehlikeler
Gefahren der See {sub} {pl} denizin tehlikeleri
Gefahren der Seefahrt {sub} {pl} deniz yolculuğunun tehlikeleri
Gefahren des Außenhandels {sub} {pl} dış ticaretin tehlikeleri
Gefahren des LKW-Transports {sub} {pl} TIR transportu tehlikleri
Gefahren des Lufttransports {sub} {pl} hava transportu tehlikeleri
0.002s



Nützliche Links

Deutsche Sprache

Türkische Sprache

Deutsche Grammatik

Türkische Grammatik

Duden online

Türk Dil Kurumu