16 direkte Treffer gefunden für: hasta


50 indirekte Treffer gefunden für: hasta

Deutsch Türkisch
die Abasie {sub} {f} hastalıktan yürüyecek hali olmama
abatisch {adj} hastalıktan yürüyecek hali olmama
abbeten {v} [betete ab, hat abgebetet] hastalığı okumak
Abteilung für Patientenangelegenheiten {sub} {f} hasta sorunlarına bakan bölüm
Abteilung Patientenbetreuung {sub} {f} hasta destek bölümü
Abwesenheit von Krankheitserregern {sub} {f} hastalık geçiricilerin bulunmaması
Abwesenheit wegen Krankheit {sub} {f} hastalık nedeniyle bulunamama
Abwesenheitszeiten wegen Krankheit {sub} {pl} hastalık dolayısıyle devamsızlık zamanları
die Aerotherapie {sub} {f} [Med.] hastaları hava ile iyileştirme methodu
die Agglutinin {sub} {f} [Med.] hastalık mikroplarını kümleştiren madde
die Aggravation {sub} {f} hastalık belirtilerini dramatik şekilde anlatma
das Aggressin {sub} {n} hastalık yapan bakterilerin metabolizma mahsülü
die Agriothymie {sub} {f} hastalık derecesinde gaddarlık
Akzentuierung prämorbider Persönlichkeitszüge {sub} {f} hastalık öncesi kişilik özelliklerinin belirginleşmesi
allgemeines Befinden von Patienten verbessern {sub} {n} hastaların genel durumunu düzeltmek
Allomorphose hastalıktan değişim
der Allopath {sub} {m} hastalığa karşı hastalıkla tedavi eden doktor
die Allopathie {sub} {f} hastalığa karşı hastalıkla tedavi etme
am Krankenbett hasta yatağında
am Krankenbett stehen hasta yatağının başında durmak
ambulanter Krankenhauspatient {sub} {m} hastahanede ayakta tedavi edilen hasta
die Ambulanz {sub} {f} hastahanenin ayakta tedavi bölümü
an einer Krankheit laborieren {v} hastalıktan çekmek
die Anamnese {sub} {f} [Med.] hastalığın seyrinin anlatılması
die Anamnese {sub} {f} hastanın geçmişi
die Anamnese {sub} {f} hastanın hastalık öyküsü
die Anfall {sub} {f} [Med.] hastalık nöbeti
der Anfall {sub} {m} hastalaık nöbeti
der Anfall {sub} {m} hastalık bunalımı
der Anfall {sub} {m} hastalık nöbeti
der Anfall {sub} {m} hastalığa tutulma
anfallen {v} [fiel an, hat angefallen] hastalık tutmak
anfallen {v} [fiel an, hat angefallen] hastalık yakalamak
anfallsartig {adj} hastalk nöbetine benzer
die Anfälligkeit {sub} {f} hastalığa yakalanmaya eğilimlilik
anlässlich der Krankheit hastalık nedeniyle
anlässlich Krankheit hastalık nedeniyle
der Anstaltspatient {sub} {m} hastahanede yatan hasta
der Anstaltspatient {sub} {m} hastahanede yatan hasta kişi
anstecken {v} [Krankheit] hastalık bulaştırmak
anstecken {v} [Krankheit] hastalık geçirmek
anstecken {v} [Krankheit] hastalık yaymak
anstecken {v} [sich] hastalık bulaşmak
die Ansteckungsgefahr {sub} {f} hastalık geçme tehlikesi
die Ansteckungsgefahren {sub} {pl} hastalık geçme tehlikeleri
ansteckungsverdächtiges Geflügel {sub} {n} hastalık geçme tehlikesi olan kabatlı hayvan
ansteckungsverdächtiges Tier {sub} {n} hastalık geçme tehlikesi olan hayvan
Anwendungen des Patienten {sub} {pl} hastalara yapılan uygulamalar
Anwendungen für Patienten {sub} {pl} hastalar için uygulamalar
die Anzeigeptlicht {sub} {f} hastalık bildirme zorunluluğu
0.002s



Nützliche Links

Deutsche Sprache

Türkische Sprache

Deutsche Grammatik

Türkische Grammatik

Duden online

Türk Dil Kurumu