12 direkte Treffer gefunden für: bir


50 indirekte Treffer gefunden für: bir

Deutsch Türkisch
der Abandon {sub} {m} bırakma
abandonnieren {v} [abandonnierte, hat abandonniert] bırakmak
die Abandonnierung {sub} {f} bırakma
das Abandonrecht {sub} {n} bırakma hakkı
der Abandonrevers {sub} {m} bırakma beyannamesi
die Abart {sub} {f} bir başka çeşit
abbauen {v} [Vorurteile] bırakmak
abbefehlen {v} bir kişiyi emirle çağırmak
abbeißen {v} bir parçasını ısırarak koparmak
abbekommen {v} [abkriegen] bir şeyden payını almak
abbohren {v} [bohrte ab, hat abgebohrt] bir boydan bir boya delik delmek
abbrechen {v} [brach ab, hat abgebrochen] bırakmak
der Abbruch {sub} {m} bırakma
die Abendmahlsgemeinschaft {sub} {f} birlikte akşam yemeği
Abenteuer für eine Nacht {sub} {n} bir geceliğine macera
abermals {adj} [nochmals, wiederum] bir daha
abermals {adj} [nochmals, wiederum] bir kere daha
abfahren lassen bir araçla bir yeri baştan sona dolaşmak
Abfahrt eines Schiffes {sub} {f} bir geminin kalkışı
Abfall von einem Amt {sub} {m} bir görevden ayrılmak
die Abfallstoff {sub} {f} [Med.] bir maddede kalan miktar
abfinden {v} [sich mit etwas ~] bir şeye katlanmak
Abfindung bei Beendigung eines Arbeitverhältnisses {sub} {f} bir işten çıkarma durumunda tazminat verme
abfordern {v} [forderte ab, hat abgefordert] birisinden bir şey istemek
abgeben {v} [gab ab, hat abgegeben] bırakmak
abgegeben bırakılan
abgegrenzt birbirinden ayrı
abgegrenzte Zinsen und Mieten {sub} {pl} birbirinden ayrı faiz ve kiralar
abgekoppelt birbirinden ayırmak
abgelagerte Bildungen {sub} {pl} biriken oluşumlar
abgelagerter Staub {sub} {m} biriken toz
abgelegt bir yere koymuş
abgelöst birinin işini yada görevini devralmış
abgeneigt {adj} [einer Sache ~ sein] bir şeye karşı olmak
abgesehen von einigen kleineren Fehlern birkaç küçük hata haricinde
abgestimmt, untereinander- birbirine uydurulmuş-
abgestorbener Teil eines Organs {sub} {m} bir organın ölü parçası
abgewinnen {v} [gewann ab, hat abgewonnen] birisinden bir şey almak
der Abgleich {sub} {m} birleştirme
abgleichen {v} [gleichte ab, hat abgeglichen] birleştirmek
die Abgleichung {sub} {f} birleştirme
Abgleichung auf Paarigkeit {sub} {f} birleştirme dengelemesi
Abgötterei treiben {v} bir kişiye kulluk etme
abhalten {v} [hielt ab, hat abgehalten] birisini bir şeyden alıkoymak
abhalten {v} [jemanden von der Arbeit ~] birini işinden alıkoymak
Abhaltung einer Sitzung {sub} {f} birleşim gerçekleştirme
abhandeln {v} [Thema] bir konuyu incelemek
abhandenmachen {v} birisinden bir şey almak
Abhandlung über {sub} {f} bir şey üzerine yazı
Abhebung einer Teilsumme {sub} {f} bir miktar para çekme
0.003s



Nützliche Links

Deutsche Sprache

Türkische Sprache

Deutsche Grammatik

Türkische Grammatik

Duden online

Türk Dil Kurumu