1 direkte Treffer gefunden für: einem

Deutsch Türkisch
einem birine

59 indirekte Treffer gefunden für: einem

Deutsch Türkisch
einem akademischen Beruf nachgehen {v} akademik bir meslek icra etmek
einem alten Fuchs neue Tricks beibringen {v} eski kuda yeni hüner öğretmek
einem Angebot zustimmen {v} bir teklifi kabul etmek
einem Angehörigen eines Geschäftsführers bir genel müdürün akrabasına
einem Anschlag zum Opfer fallen {v} suikasta kurban gitmek
einem Anspruch nachkommen {v} bir talebe karşılık vermek
einem Antrag stattgeben {v} dilekçeyi kabul etmek
einem die Augen öffnen {v} gözünü açmak
einem die Augen öffnen {v} ikaz etmek
einem die Augen öffnen {v} uyarmak
einem Befehl Folge leisten bir emre itaat etmek
einem Befehl Folge leisten emri yerine getirmek
einem Befehl nachkommen bir emri yerine getirmek
einem Beispiel folgen bir örneğe uymak
einem Beruf nachgehen meslek icra etmek
einem Blech gepresste Domhaube {sub} {f} tek parçalı sactan dom başlığı
einem Einspruch stattgeben itirazı kabul etmek
einem geschenkten Gaul sieht man nicht ins Maul dilenciye hıyar vermişler yamuk diye beğenmemiş
einem Geschäft nachgehen bir ticaret yapmak
einem Gesetz zuwiderhandeln {v} kanunu çiğnemek
einem Gesetz zuwiderhandeln {v} yasayı çiğnemek
einem Kind Brüste geben bir çocuğu emzirmek
einem Kind Leben schenken bir çocuğu dünyaya getirmek
einem Klub beitreten bir klube üye olmak
einem Kompromiss zustimmen bir uzlaşmayı kabul etmek
einem Konto gutschreiben hesaba alacak geçirmek
einem Laster verfallen kötü bir şeyin tiryakisi olmak
einem Laster verfallen sein kötü bir şeye tiryakiliği olmak
einem Maler Modell sitzen bir ressama model olmak
einem Maler Modell stehen bir ressama model durmak
einem Mann einen Korb geben [figürlich] bir erkeği sepetlemek
einem Mann einen Korb geben erkeğin teklifini reddetmek
einem Mädchen einen Antrag machen [Freundschaftsantrag] bir kıza arkadaşlık teklifi yapmak
einem Mädchen einen Antrag machen [Heiratsantrag] bir kıza evlenme teklifi yapmak
einem Ondit zufolge rivayete göre
einem Ondit zufolge söylentiye göre
einem Pakt zustimmen {v} bir sözleşmeyi kabul etmek
einem Partner helfen {v} bir partnere yardım etmek
einem Plan folgen bir plana riayet etmek
einem Preisnachlass zustimmen fiyat indirimini kabul etmek
einem Prinzip folgen bir prensibe uymak
einem Problem ausweichen bir sorundan kaçınmak
einem Prozess als Nebenkläger beitreten bir davaya ikinci bir davacı olarak katılmak
einem Rat folgen bir tavsiyeye uymak
einem Ruf folgen bir çağrıya uymak
einem Rufe folgen bir çağrıya uymak
einem Schatten nachjagen bir gölgeyi kovalamak
einem Standard entsprechen bir standdarda uymak
einem Tier die Krallen schneiden bir hayvanın tırnaklarını kesmek
einem Tier etwas zum Fraß vorwerfen bir hayvana biraz yiyecek atmak
einem Tier zu fressen geben hayvana biraz yiyecek vermek
alle außer einem birinden başka hepsi
alles in einem hepsi birden
deinem [Dativ] seninkine
hinter einem birinin arkaşinda
keinem hiç kimseye
meinem benimkine
naturreinem katkısıza
seinem kendine
0.004s