1 direkte Treffer gefunden für: Si

Deutsch Türkisch
das Si {sub} {n} [kürzel von Silizium] silisyum

77 indirekte Treffer gefunden für: Si

Deutsch Türkisch
10 Grad Kälte sıfırın altında 10 derece soğuk
die Aalbeere {sub} {f} siyah frenk üzümü
die Aalbeere {sub} {f} siyah kuş üzümü
abballern {v} {ugs.} silahla vurup düşürmek
abbestellen {v} [bestellte ab, hat abbestellt] siparişi iptal etmek
die Abbestellung {sub} {f} siparişi durdurma
die Abbestellungen {sub} {pl} sipariş durdurmalar
Abbestellungs- sipariş durdurma-
die ABC-Staaten {sub} {pl} şili devletleri birliği
abchecken {v} [checkte ab, hat abgecheckt] sınamak
abdichten {v} [dichtete ab, hat abgedichtet] sıkıştırmak
abdichten {v} [einstemmen] sıkıştırarak sızmayı önlemek
abdichten {v} [Ventil: dichtete ab, hat abgedichtet] sızdırmazlaştırmak
abdichten {v} [Öle, Fette: dichtete ab, hat abgedichtet] sızmayı önlemek için tıkamak
abdichtend {adj} sızdırmayan
abdichtender Anstrich {sub} {m} sızmayı önleyici boya
der Abdichter {sub} {m} sızmayı önleyen
der Abdichter {sub} {m} sızmayı önleyici
das Abdichtmittel {sub} {n} sızdırmazlaştırıcı
das Abdichtmittel {sub} {n} sızmayı önleyici madde
die Abdichtmutter {sub} {f} sızmayı önleyici somun
der Abdichtring {sub} {m} sızmayı önleyici halka
die Abdichtung {sub} {f} sıkılık
die Abdichtung {sub} {f} sızdırmazlaştırma
die Abdichtung {sub} {f} sızmayı önlemek için tıkama
die Abdichtungsblech {sub} {f} sızdırmazlık sacı
die Abdichtungsstoff {sub} {f} sızmayı önleyici madde
Abdruck von Walzeneinschnitten {sub} {m} silindirli oyuklarının izi
Abendkleid mit geschnürtem Rücken {sub} {n} sırtı kasık gece elbisesi
Abfall, flüssiger~ {sub} {m} sıvı atık
Abfallbehälter für scharfe Gegenstände {sub} {m} sivri maddeler için çöp kutusu
Abfallstoffe, flüssige~ {sub} {pl} sıvı çöp maddeleri
abfertigen am Grenzübergang sınır kapısında muamele yapmak
Abfertigung am Grenzübergang sınır kapısındaki işlemler
die Abfeuerung {sub} {f} silah atma
abfließen {v} [floss ab, ist abgeflossen] sızmak
die Abflussgeschwindigkeit {sub} {f} [Flüssigkeit] sıvının akış hızı
die Abfolge {sub} {f} silsile
die Abfolge {sub} {f} sıra
abfritten {v} [frischte ab, hat abgefrischt] sinterlemek
das Abfülldatum {sub} {n} şişeleme tarihi
Abfüllen in Flaschen {v} şişelere doldurma
abfüllen in Flaschen {v} şişelere doldurmak
die Abfüllmaschine {sub} {f} şişeleme makinesi
die Abfüllung {sub} {f} şiselere doldurma
der Abgasrollenprüfstand {sub} {m} silindirli egzoz gazı kontrol pisti
der Abgasstrom {sub} {m} sıcak atık gazdan elde edilen enerji
abgeben {v} [Schüsse: gab ab, hat abgegeben] silah atmak
abgeben {v} [Signal: gab ab, hat abgegeben] sinyal vermek
abgedecktes Risiko {sub} {n} sigortalı risk
abgedichtet {adj} sıkı
der Bartschneider {sub} {m} sakal traş makinesi
der Raupenbefall {sub} {m} tırtıl istilası
die Schaltbarriere {sub} {f} çalıştırılma maniası
18 Grad Wärme 18 derece ısı
die A-Bombe {sub} {f} atom bombası
die Aalhornbeere {sub} {f} [Botanik: Sambucus nigra] mürver meyvesi
die Aalquappe {sub} {f} yılanbalığı larvası
die Aalrute {sub} {f} yılanbalığı oltası
die Aalstrichschmerle {sub} {f} kokulu dere çoprası
die Aalsuppe {sub} {f} yılanbalığı çorbası
die Aaskrähe {sub} {f} [Corvus corone] leş kargası
ab Fabrik fabrika çıkışı
der Abakus {sub} {m} hesap tahtası
die Abandonerklärung {sub} {f} terk etme açıklaması
der Abandonrevers {sub} {m} bırakma beyannamesi
die Abarbeitungsfolge {sub} {f} işlem safhası
die Abarbeitungsreihenfolge {sub} {f} işlem sıralaması
die Abarbeitungsstrategie {sub} {f} düzeltme stratejisi
die Abarbeitungszeit {sub} {f} yerine getirilme süresi
abartig {adj} kural dışı
der Abaton {sub} {m} Ortodoks kilisesi
Abbau der Ozonschicht {sub} {m} ozon tabakasının incelmesi
Abbau der Ozonschicht in der Stratosphäre {sub} {m} stratosferdeki ozon tabakasının incelmesi
Abbau der Schneide {sub} {m} bıçağın sökülmesi
Abbau von Arbeitsplätzen {sub} {m} yerlerinin tasfiyesi
Abbau von Arbeitsplätzen {sub} {m} çalışma yerlerinin tasfiyesi
0.005s