10 direkte Treffer gefunden für: yiyecek


50 indirekte Treffer gefunden für: yiyecek

Deutsch Türkisch
Ablieferungspflicht von Nahrungsmitteln {sub} {f} yiyecek maddelerinin teslim görevi
das alimentarius {sub} {n} yiyecek maddelri emniyetine ait deyim grubu
Anlagen und Maschinen für Lebensmittelindustrie {sub} {pl} yiyecek maddeleri endüstrisi için tesis ve makineler
aushülsen {v} [hülste aus, hat ausgehülst] yiyecek kabuğunu soymak
Ausschuss für Nahrungsmittelhilfe {sub} {m} yiyecek yardım mkomisyonu
beim Lebensmittelhändler yiyecek maddeleri dükkânında
beliefern {v} [belieferte, hat beliefert] yiyecek vermek
bewirten {v} [bewirtete, hat bewirtet] yiyecek ikram etmek
brühen {v} yiyecek haşlamak
Direktion Lebensmittelschutz {sub} {f} yiyecek maddelerini koruma müdürlüğü
durch Lebensmittel übertragene Krankheiten {sub} {pl} yiyeceklerle bulaşan hastalıklar
einnehmen {v} [Tee, Mahlzeit] yiyecek icecek almak
der Ernährungsaufwand {sub} {m} yiyecek giderleri
die Ernährungswirtschaft {sub} {f} yiyecek içecek sanayii
die Esswaren {sub} {pl} yiyecekler
die Esßwaren {sub} {pl} [alt] yiyecekler
Faserstoffe in Nahrungsmitteln {sub} {pl} yiyecek maddelerinde elyaflı maddeler
die Fressalien {sub} {pl} {ugs.} yiyecekler
die Fressalien {sub} {pl} {ugs.} yiyecek maddeler
furagieren {v} yiyecek sağlamak
furagieren {v} yiyecek temin etmek
futtern {v} {ugs.} yiyecek tıkınmak
Haltbarmachung von Nahrungsmitteln {sub} {f} yiyecekleri dayanıklı yapma
in der Nahrung enthaltener Schadstoff yiyecekte olan zararlı madde
ingestieren {v} yiyecek almak
die Ingestion {sub} {f} yiyecek alma
jährliche Ausgaben für Lebensmittel {sub} {pl} yiyecek icecek için yıllık masraflar
knapp an Lebensmitteln yiyecek içecek az
knapp an Nahrungsmitteln yiyecek içecek az
der Knappsack {sub} {m} yiyecek çantası
das Lebensmittel {sub} {n} yiyecek maddesi
die Lebensmittel {sub} {pl} yiyecekler
Lebensmittel antauen lassen {v} yiyecek maddesinin buzunun çözülmesini beklemek
Lebensmittel einkaufen gehen {v} yiyecek satın almaya gitmek
Lebensmittel liefern {v} yiyecek servisi
Lebensmittel liefernd yiyecek servisi yapan
Lebensmittel spenden {v} yiyecek maddesi bağışlamak
die Lebensmittelabfälle {sub} {pl} yiyecek maddesi çöpleri
lebensmittelecht {adj} yiyecek maddeleri saklamaya uygun
lebensmittelechter- yiyecek maddeleri saklamaya uygun-
das Lebensmittelgeschäft {sub} {n} yiyecek(ler) satan dükkân
die Lebensmittelknappheit {sub} {f} yiyecek darlığı
liefert Lebensmittel [er, sie, es~] yiyecek maddesi gönderiyor
lieferte Lebensmittel [er, sie, es~] yiyecek maddesi göndermişti
die Maldigestion {sub} {f} yiyeceklerin vücutta parçalanamaması
mit Lebensmitteln handeln {v} yiyecek maddeleri ticareti yapmak
mit Lebensmitteln versorgen {v} yiyecek maddeleri tedarik etmek
mit Nahrung versorgen {v} yiyecek temin etmek
mit Proviant versorgen {v} yiyecek temin etmek
mit Speisen und Getränken versorgen {v} yiyecek ve içecek temin etmek
0.003s