12 direkte Treffer gefunden für: gitmek


45 indirekte Treffer gefunden für: gitmek

Deutsch Türkisch
bestrebt zu gehen gitmek için çaba sarfediyor
Er ist im Zweifel, ob er gehen soll gitmekte kararsız
er muss gehen gitmek zorunda
es steht Ihnen frei zu gehen gitmekte serbestsiniz
fortmüssen {v} gitmek zorunda olmak
gehen müssen {v} gitmek zorunda olmak
hinmüssen {v} gitmek zorunda olmak
ich war gerade dabei zu gehen gitmek için yola koyulmuştum
im Fortgehen begriffen gitmek üzere olan
losmüssen {v} gitmek zorunda olmak
mitgeben {v} [gab mit, hat mitgegeben] gitmekte olan birisine beraberin de götürmesi için bir şey vermek
muss fort gitmek zorundayım
Musst du gehen? gitmek zorundamısın?
Musst du gehen? gitmek mecburiyetindemisin?
sesshaft {adj} gitmek bilmeyen konuk
wegmüssen {v} [musste weg, hat weggemusst] gitmek zorunda olmak
wegwollen {v} gitmek istemek
wir waren dabei wegzugehen gitmek üzereydik
wir wollen gehen! gitmek istiyoruz!
abblitzen {v} işi bitirmeden çekip gitmek
abbrausen {v} [brauste ab, hat abgebraust] kaçıp gitmek
abbrausen {v} {ugs.} [brauste ab, hat abgebraust] gürültülü bit şekilde hızla gitmek
abdampfen {v} {ugs.} [Person] çekip gitmek
abduften {v} {ugs.} [duftete ab, hat abgeduftet] terkedip gitmek
Abendunterricht besuchen {v} akşam dersine gitmek
abfahren nach {v} …istikametine gitmek
abfliegen {v} uçup gitmek
abfließen {v} [floss ab, ist abgeflossen] akıb gitmek
abfließen {v} [Geld: floss ab, ist abgeflossen] yurdışına gitmek
abgießen {v} [goss ab, hat abgegossen] ergitmek
abhanden kommen {v} kaybolup gitmek
abhauen {v} {ugs.} defolup gitmek
abhauen {v} {ugs.} çekip gitmek
abkürzen {v} [Weg] kestirmeden gitmek
ablaufen {v} [Wasser: lief ab, ist abgelaufen] akıp gitmek
abnippeln {v} {ugs.} [sterben, Löffel abgeben] ölüp gitmek
abperlen {v} [Flüssigkeit: perlte ab, hat abgeperlt] ıslatmadan akıp gitmek
abrauschen {v} [rauschte ab, hat abgerauscht] hışır hışır ses çıkararak gitmek
abreisen nach {v} …a gitmek
abreisen nach {v} …e gitmek
abrichten {v} [Tier: richtete ab, hat abgerichtet] eğitmek
abschreiten {v} [schritt ab, ist abgeschritten] sert adımlarla çekip gitmek
abschwirren {v} [schwirrte ab, ist abgeschwirrt] ayrılıp gitmek
absegeln {v} [segelte ab, hat abgesegelt] yelkenli ile açılıp gitmek
abstreichen {v} [Vogel] uçup gitmek
0.003s