12 direkte Treffer gefunden für: ob


50 indirekte Treffer gefunden für: ob

Deutsch Türkisch
Abdeckung der Objektiveinheit {sub} {f} objektif ünitesi kapağı
das Ableben {sub} {n} öbür dünyaya göç etme
ableben {v} [lebte ab, hat abgelebt] öbür dünyaya göç etmek
abnippeln {v} {ugs.} [verscheiden: nippelte ab, hat abgenippelt] öbür dünyayı boylamak
die Akorie {sub} {f} oburluk
am anderen Ende öbür ucunda
am übernächsten Tage öbür gün
der Anankast {sub} {m} [Psychologie] obsesif düşünceli insan
der Anankastiker {sub} {m} [Psychologie] obsesif düşünceleri olan insan
anankastische Depression {sub} {f} obsessif depresyon
anankastische Depression {sub} {f} obsesyonlu depresyon
anankastischer Psychopath {sub} {m} obsessif kompulsif psikopat
andere {adj} öbür
die andere {sub} {f} öbür
das andere {sub} {n} öbür
andere Seite {sub} {f} öbür sayfa
der anderer {sub} {m} öbür
Anlehnungstypus der Objektwahl {sub} {m} obje seçiminin anaklitik tipi
der Anschraubring {sub} {m} objektif halkası
die Blendeöffnung {sub} {f} objektif açıklığı
der Block {sub} {m} öbek
das Blockdiagramm {sub} {n} öbek çizgesi
blocken {v} [blockte, hat geblockt] öbeklemek
die Blocklänge {sub} {f} öbek uzunluğu
die Blocklücke {sub} {f} öbek boşluğu
die Blocksortierung {sub} {f} öbek ayıklama
die Blockung {sub} {f} öbekleme
Bulimia nervosa {sub} {f} oburluk
die Bulimie {sub} {f} oburluk
Camera obscura {sub} {f} [eine Lochkamera] objektifi olmayan basit fotoğraf makinesi
dahinfahren {v} [fuhr dahin, bin dahingefahren] öbür tarafa göçmek
dahingehen {v} öbür tarafa gitmek
dahinraffen {v} öbür dünyaya götürmek
dahinscheiden {v} öbür dünyayı boylamak
dicketun {v} [sich] öbürlenmek
die andere Partei {sub} {f} öbür parti
die andere Seite öbür sayfa
die Anderen öbürleri
die Doline {sub} {f} [trichter- oder schüsselförmige Senke] obruk
die Doline {sub} {f} [trichter- oder schüsselförmige Senke] obruk
die Dolinen {sub} {pl} [Einsturztrichter im Karste] obruklar
der Dolinensee {sub} {m} obruk gölü
drüben {adv} öbür tarafta
der Eidetiker {sub} {m} obje ve olayları gerçeğe uygun, anlaşılır sunan bayan
der Eidetiker {sub} {m} obje ve olayları gerçeğe uygun, anlaşılır sunan kişi
die Essgier {sub} {f} oburluk
die Esslust {sub} {f} oburluk
esslustig {adj} obur
die Farbscheibe {sub} {f} objektif önüne konulan renkli cam
Fassung des Objektivs {sub} {f} objektif çerçevesi
0.002s