4 direkte Treffer gefunden für: uyku

Deutsch Türkisch
die Nachtruhe {sub} {f} uyku
der Schlaf {sub} {m} uyku
die Schlafbänke {sub} {pl} uyku
der Schlummer {sub} {m} uyku

77 indirekte Treffer gefunden für: uyku

Deutsch Türkisch
abschütteln {v} [schüttelte ab, hat abgeschüttelt] uykudan silkinmek
die Agrypnie {sub} {f} [Asomnie=Schlaflosikkeit] uykusuzluk
die Agrypnie {sub} {f} [Asomnie] uyku bozukluğu
die Ahynpia {sub} {f} [Ahynpie] uykusuzluk
an Schlaflosigkeit leidend uykusuzluk çeken
ankommen {v} [kam an, ist angekommen] uyku basmak
ankommen {v} [kam an, ist angekommen] uykusu gelmek
die Asomnie {sub} {f} [Schlaflosikkeit] uykusuzluk
aufwachen {v} uykudan uyanmak
aufwecken {v} [weckte auf, hat aufgeweckt] uykudan kaldırmak
aufwecken {v} [weckte auf, hat aufgeweckt] uykudan uyandırmak
aus schlafphysiologischer Sicht uyku psikolojisi açısından
ausschlafen {v} [schlief aus, hat ausgeschlafen] uykusunu almak
ausschlafend {adj} uykusunu alan
bei nachtschlafender Zeit {adv} uyku zamanı
die Bettlektüre {sub} {f} uykudan önce okunacak hafif kitap
das Bettnässen {sub} {n} [Bettpissen] uykuda işemek
bettreif {adj} {ugs.} uykusu gelen
bettreif sein {v} {ugs.} uykusu gelmek
bettreifer Mensch {ugs.} uykusu gelen insan
die Bettschwere {sub} {f} uyku bastırması
die Bettschwere {sub} {f} uykunun gelmesinden dolayı ağırlık çökmesi
der Dauerschlaf {sub} {m} uyku kürü
den Schlaf stören uykuda rahatsız etmek
die Dsygrypnie {sub} {f} uyku bozukluğu
die Durchschlafstörung {sub} {f} uyku bozukluğu
der Dusel {sub} {m} uyku sersemliği
duselig {adj} uyku sersemi
die Dyskoimesis {sub} {f} uykuya dalma zorluğu
dämmern {v} [es dämmert, es hat gedämmert] uyku sersemi olmak
ein Gesicht machen wie eine Eule am Mittag uykusuzmuş gibi bir izlenim yaratmak
das Einschlafdenken {sub} {n} uykuya dalarken düşünme
einschlafen {v} uykuya dalmak
das Einschlafmittel {sub} {n} uykuya dalma ilacı
die Einschlafstörung {sub} {f} uykuya dalma güçlüğü
das Einschlafverhalten {sub} {n} uykuya dalma davranışı
die Einschlafzeit {sub} {f} uykuya dalma zamanı
das Einschlafzeremoniell {sub} {n} uykuya dalma seromonisi
entschlafen {v} uykuya dalmak
entschlummern {v} uykuya dalmak
Er hat, ist schlafgewandelt uykuda gezdi, gezmişti
Haben Sie Schlafstörungen Uykunuz düzensiz mi
halb wach {adj} uyku sersemi
der Halbschlaf {sub} {m} uyku ile uyanıklık arasındaki durum
der Heilschlaf {sub} {m} uyku kürü
der Heilschlaf {sub} {m} uyku tedavisi
die Hypersomnie {sub} {f} uyku artışı
hypnagoge Halluzination {sub} {f} uykuya dalma sırasındaki varsanı
hypnagoge Halluzinationen {sub} {pl} uykuya dalmadaki halüsinasyonlar
hypnoid {adj} uykuya veya narkoza benzer
die Hypnoidhysterie {sub} {f} uyku histerisi
abnorme Schlaftiefe {sub} {f} anormal derin uyku
der Dauerschlaf {sub} {m} sürekli uyku
desynchronisierter Schlaf {sub} {m} düzeni bozulan uyku
ein bisschen Schlaf biraz uyku
der Etappenschlaf {sub} {m} etap etap uyku
ewiger Schlaf {sub} {m} ebedi uyku
fester Schlaf {sub} {m} deliksiz uyku
gesunder Schlaf {sub} {m} sağlıklı uyku
der Halbschlaf {sub} {m} yarı uyku
die Hypnose {sub} {f} suni uyku
hypnotischer Schlaf {sub} {m} hipnotik uyku
kräftigender Schlaf {sub} {m} güçlendirici uyku
kurzer Schlaf {sub} {m} kısa uyku
kurzes Schläfchen {sub} {n} kısa uyku
der Körperschlaf {sub} {m} bedensel uyku
künstlicher Schlaf {sub} {m} yapay uyku
leichter Schlaf {sub} {m} hafif uyku
der Leichtschlaf {sub} {m} hafif uyku
die Lethargie {sub} {f} [Med.] derin uyku
die Narkose {sub} {f} [Med.] narkotik ile meydana getirilen uyku
der Pseudoschlaf {sub} {m} yalancı uyku
die REM-Phase {sub} {f} derin uyku
das Schläfchen {sub} {n} kısa uyku
das Schäferstündchen {sub} {n} [ugs.: in der Mittagspause] kısa uyku
synchronisierter Schlaf {sub} {m} senkronize uyku
der Teilschlaf {sub} {m} kısmi uyku
0.004s