30 direkte Treffer gefunden für: acele


77 indirekte Treffer gefunden für: acele

Deutsch Türkisch
abgehaspelt aceleyle söylenmiş
abhaspeln {v} {ugs.} [haspelte ab, hat abgehaspelt] aceleyle söylemek
abhetzen {v} [hetzte ab, hat abgehetzt] aceleye getirmek
anpesen {v} [peste an, ist angepest] aceleyle koşup gelmek
anpreschen {v} [im Laufschritt] acele ile yaklaşmak
antraben {v} acele ile yaklaşmak
antreiben {v} [trieb an, hat angetrieben] acele ettirmek
Beeil dich! acele et!
beeile dich! acele et!
beeilen {v} [sich ~] acele etmek
beeilen {v} acele etmek
beeilen sich [sie~] acele ediyorlar
beeilt euch! acele edin!
beeilt haben [sich~] acele etmiş olmak
beeilt sich [er, sie, es~] acele ediyor
beeilte [ich ... mich] acele etmiştim
beeilte sich [er, sie, es~] acele etti
die Beeilung {sub} {f} acele etme
Beeilung! acele et!
brausen {v} [brauste, hat gebraust] acele etmek
da du so drängst ... acele ettiğinden…
das hat noch Zeit acelesi yok
die Depesche {sub} {f} acele mektup
Dinge übers Knie brechen acele ile yapılan işler işler
dranhalten {v} [sich] acele etmek
dringendes Gespräch {sub} {n} acele konuşma
dringendes Telefongespräch {sub} {n} acele telefon konuşması
der Dringlichkeitsantrag {sub} {m} acele görüşme teklifi
der Dringlichkeitsbeschluss {sub} {m} aceleyle verilen karar
drängeln {v} aceleye getirmek
der Dränger {sub} {m} aceleci kişi
der Drängler {sub} {m} {ugs.} aceleci
der Eilantrag {sub} {m} acele dilekçe
Eile haben {v} aceleci olmak
Eile haben {v} acelesi olmak
Eile mit Weile acele giden ecele gider
Eile mit Weile acele işe şeytan karışır
eilen {v} [dringend sein] acelesi olmak
eilen {v} [ich eilte, ich habe geeilt] aceleci olmak
eilen {v} [sich ~] acele etmek
die Eilende {sub} {pl} aceleciler
eilfertig {adj} aceleci
das Eilfrachtsgut {sub} {n} acele gidecek eşya
das Eilgut {sub} {n} acele gidecek eşya
eilig geschrieben acele yazılmış
eilig haben {v} acelesi olmak
eilig trippeln {v} acele küçük küçük adımlarla yürümek
eilig weggehen {v} acele gitmek
eilig zurückkehren {v} acele geri gelmek
der Eiliger {sub} {m} acelesi olan
die Eiligkeit {sub} {f} acelecilik
äußerst dringend son derece acele
brandeilig {adj} çok acele
dringendst {adj} çok acele
dringendste {adj} en acele
eilends {adv} alelacele
eiliger {adj} daha acele
eiligere daha acele
eiligste {adj} en acele
es brennt mir auf den Nägeln işim çok acele
große Eile {sub} {f} büyük acele
Hals über Kopf alelacele
hastend {adj} alelacele
hastig {adv} alelacele
panische Hast {sub} {f} telâşlı acele
plötzliche Hast {sub} {f} birdenbire acele
pressant {adj} çok acele
schleunig {adj} alelacele
sich jemandem an den Hals werfen alelacele
spornstreichs {adv} alelacele
ständige Eile {sub} {f} sürekli acele
unaufschiebbar {adj} çok acele
unter Zeitdruck alel acele
übers Knie brechen alelacele
überstürzt {adj} [übereilt] alel acele
verzweifelte Eile {sub} {f} son derece acele
vordringlich {adj} çok acele
0.005s