21 direkte Treffer gefunden für: derece


76 indirekte Treffer gefunden für: derece

Deutsch Türkisch
abgestuft dereceli
Ableseskala für Temperatur {sub} {f} dereceli kadran
abstufen {v} derecelendirmek
das Abstufungsventil {sub} {n} dereceli supap
Ausdruck des Grades {sub} {m} derece ifadesi
die Beurteilung {sub} {f} derecelendirme
bewerten {v} [beiPreisverteilung] derecelendirmek
bewerten {v} [bewertete, habe bewertet] derecelendirmek
die Bogenskala {sub} {f} dereceli kadran
die Degradation {sub} {f} derecesini azaltma
degradierbar {adj} derecesini azaltılabilir
die Temperaturen werden in Grad Celsius angegeben dereceler santi grad olarak tabir edilir
differenzieren {v} [ich differenzierte, ich habe differenziert] derecelemek
die Differenzierung {sub} {f} dereceleme
eichen {v} [ich eichte, ich habe geeicht] derecelemek
eingestuft derecelenmiş
einstufen {v} derecelemek
einstufen {v} derecelendirmek
einstufend {adj} derecelendiren
die Einstufung {sub} {f} dereceleme
die Einstufung {sub} {f} derecelendirme
die Einstufungsrichtlinien {sub} {pl} derecelendirme kuralları
das Einstufungssystem {sub} {n} derecelendirme sistemi
einteilen {v} derecelemek
einteilen {v} derecelere ayırmak
einteilend {adj} derecelere ayıran
die Einteiligung {sub} {f} derecelere bölme
die Einteilung {sub} {f} derece taksimatı
gemach {adv} derece derece
gestaffelt {adj} derecelere ayrılmış
grad- derece-
das Grad-Zeichen {sub} {n} derece işareti
die Gradation {sub} {f} dereceleme
die Gradation {sub} {f} derecelere ayırma
der Gradationsfehler {sub} {m} dereceleme hatası
die Gradationskurve {sub} {f} dereceleme eğrisi
der Gradationsrückgang {sub} {m} derecelenme kaybı
die Gradaufteilung {sub} {f} derecelere taksim
der Gradbogen {sub} {m} dereceli kemer
die Gradbogenmessung {sub} {f} dereceli kemer ölçümü
die Grade {sub} {pl} dereceler
Grade einstellen {v} dereceli bölme
die Gradeinteilung {sub} {f} derece taksimatı
die Gradeinteilung {sub} {f} derecelendirme
gradieren {v} derecelemek
gradieren {v} derecelendirmek
gradieren {v} derecelere ayırmak
die Gradiermaschine {sub} {f} derecele makinesi
der Gradierofen {sub} {m} dereceli fırın
gradiert dereceli
Gradiertes Messrohr {sub} {n} dereceli ölçü şişesi
10 Grad 10 derece
Akademische Grad {sub} {f} akademik derece
akademischer Grad mit Prüfung im Spezialfach özel branşta imtihanlı akademik derece
ausnehmend {adv} son derece
ausreichend {adj} orta derece
äußerst {adv} [überaus] son derece
äußerst {adv} son derece
das Bakkalaureat {sub} {n} en düşük akademik derece
bisher erreichter Grad {sub} {m} şu ana kadar erişilen derece
dermaßen {adv} o derece
desto [verbindendes Wort] o derece
dritten Grades üçüncü derece
eminent {adj} son derece
ersten Ranges birinci derece
furchtbar {adj} son derece
fürchterlich [Adv: übertreibend] son derece
geringhaltig {adj} zayıf derece
der Gleichrang {sub} {m} eşit derece
gleichrangig {adj} eşit derece
graduell {adj} derece derece
gradweise {adj} derece derece
gut [Zensur 2] iyi derece
hochgradig {adj} son derece
hoher Grad {sub} {m} yüksek derece
höchst {adj} son derece
0.004s