Keine direkten Treffer gefunden für: etkisi

Deutsch Türkisch

77 indirekte Treffer gefunden für: etkisi

Deutsch Türkisch
abebben {v} [ebbte ab, ist abgeebbt] etkisini kaybetmek
abgeebbt {adj} etkisini kaybetmiş
abgemildert etkisi azaltılmış
abgetötete Virusvakzine etkisiz hale getirilmiş virüs aşısı
abmildern {v} etkisini azaltmak
als unwirksam erwiesen etkisizliği ortaya çıktı
an Einfluss gewinnen etkisi artmak
an Einfluss verlieren etkisi azalmak
anfangen zu wirken {v} [Drogen] etkisini göstermeğe başlamak
ausbrechen {v} [brach aus, hat ausgebrochen] etkisiz hale getirmek
außer Gefecht gesetzt etkisiz hale getirilmiş
außer Gefecht setzen etkisiz hale getirmek
eindruckslos {adj} etkisiz kalan
Einfluss ausüben etkisi olmak
einflusslos {adj} etkisiz
die Einflusslosigkeit {sub} {f} etkisizlik
entschärfen {v} [Bombe] etkisiz hale getirmek
entschärft [Bombe] etkisiz hale getirilmiş
das Entschärfungskommando {sub} {n} etkisiz hale getirme komandosu
fortwirken {v} etkisini sürdürmek
fortwirkend {adj} [bleibend, dauerhaft] etkisini sürdüren
funktionell {adj} etkisi bakımından
für unwirksam erklären {v} etkisiz olduğunu açıklamak
inaktiv {adj} etkisiz
inaktivieren {v} etkisizlendirmek
inaktivieren {v} etkisizleştirmek
inaktivierend {adj} etkisizleştiren
die Inaktiviereung {sub} {f} etkisizleştirme
inaktiviert {adj} etkisiz
die Inaktivität {sub} {f} etkisizlik
Inaktivitäts- etkisizlik-
ineffektiv {adj} etkisiz
ist unwirksam etkisiz
kalt stellen {ugs.} etkisiz hale getirmek
kraftlos {adj} etkisiz
die Kraftlosigkeit {sub} {f} etkisizlik
das Mittelchen {sub} {n} [figürlich] etkisiz ilaç
nachhaltig {adj} etkisi süren
nachklingen {v} [klang nach, hat nachgeklungen] etkisi sürmek
nachwirken {v} [wirkte nach, hat nachgewirkt] etkisini sonradan göstermek
neutralisieren {v} [neutralisierte, hat neutralisiert] etkisizleştirmek
neutralisieren {v} [im Kampf] etkisiz hale getirmek
nicht beeindruckend etkisiz
nichtig {adj} [wirkungslos] etkisiz
nichts zu melden haben etkisi olmamak
ohne Wirkung etkisiz
paralysieren {v} [paralysierte, hat paralysiert] etkisiz kılmak
paralysieren {v} [paralysierte, hat paralysiert] etkisizleştirmek
das Passivieren {sub} {n} etkisizleştirme
passivieren {v} etkisizleştirmek
die Passivierung {sub} {f} etkisizleştirme
die Abbauberechtigung {sub} {f} [Bergbau] işletme yetkisi
die Abfallbelastung {sub} {f} çöp etkisi
die Abgasbelastung {sub} {f} atık gaz etkisi
die Abhebungsbefugnis {sub} {f} çekme yetkisi
der Abquetscheffekt {sub} {m} ezme etkisi
der Abschattungseffekt {sub} {m} gülgeleme etkisi
der Abschirmeffekt {sub} {m} koruma etkisi
die Abschirmung {sub} {f} ekran etkisi
die Abschirmwirkung {sub} {f} koruma etkisi
die Abschlussvollmacht {sub} {f} sigorta işlemi yetkisi
der Abschneideeffekt {sub} {m} kesme etkisi
der Abschreckungseffekt {sub} {m} [allgemein] korkutma etkisi
der Abschreckungseffekt {sub} {m} [Stahl] tavlama etkisi
die Abschreckwirkung {sub} {f} korkma etkisi
absorbierende Wirkung {sub} {f} emme etkisi
der Abstreckeffekt {sub} {m} inceltme etkisi
der Abstützeffekt {sub} {m} destek etkisi
das Abwendungsbefugnis {sub} {n} çevirme yetkisi
der Abzieheffekt {sub} {m} soyma etkisi
der Abzugseffekt {sub} {m} göç etkisi
der Additionseffekt {sub} {m} toplama etkisi
das Agenturrecht {sub} {n} acenta yetkisi
die Agrargesetzgebung {sub} {f} tarım kanunu koyma yetkisi
der Aktionsstrom {sub} {m} ceryan etkisi
die Aktionsströme {sub} {pl} ceryanların etkisi
akute psychotische Vergiftungswirkung {sub} {f} akut psikolojik zehirlenme etkisi
0.003s