7 direkte Treffer gefunden für: anlam


77 indirekte Treffer gefunden für: anlam

Deutsch Türkisch
absurd {adj} anlamsız
absurd anlamsız
absurde Beschäftigung {sub} {f} anlamsız meşguliyet
absurde Beschäftigung {sub} {f} anlamsız uğraşı
absurde Frage {sub} {f} anlamsız soru
absurde Idee {sub} {f} anlamsız fikir
absurde Regel {sub} {f} anlamsız kural
absurder Vorschlag {sub} {m} anlamsız öneri
absurderweise anlamsızca
absurdes Drama {sub} {n} anlamsız dram
Absurdes Theater {sub} {n} anlamsız tiyatro
die Absurdität {sub} {f} anlamsızlık
an Bedeutung abnehmen anlamını kaybetmek
an Bedeutung abnehmend anlamını kaybeden
anfühlen {v} [ugs.] anlamak
anmerken {v} [merkte an, hat angemerkt] anlamak
apperzipieren {v} anlamak
die Apprehension {sub} {f} anlama
das Auffassen {sub} {n} anlama
auffassen {v} [fasste auf, hat aufgefasst] anlamak
die Auffassung {sub} {f} [Interpretation] anlama
die Auffassungsgabe {sub} {f} anlama yeteneği
die Auffassungskraft {sub} {f} anlama yeteneği
die Auffassungskräfte {sub} {pl} anlama yetenekleri
der Auffassungsumfang {sub} {m} anlama kapsamı
das Auffassungsvermögen {sub} {n} anlama yeteneği
aufgehen {v} [klar werden] anlamaya başlamak
aufgreifen {v} [Thema, Gedanke] anlamak
ausdrucksleer {adj} anlamsız
die ausdrucksleere {sub} {f} anlamsızlık
ausdruckslos {adj} [keinen Ausdruck zeigend] anlamsız
ausdruckslos {adj} [Stimme] anlamsız ses
ausdruckslos auf den Bildschirm starren anlamsızca ekrana bakmak
ausdruckslos starrer Blick {sub} {m} anlamsız katı bakış
ausdruckslose anlamsız
ausdruckslose Augen {sub} {pl} anlamsız bakışlı gözler
ausdruckslose Höflichkeit {sub} {f} anlamsız kibarlık
ausdrucksloser Blick {sub} {m} anlamsız bakış
ausdrucksloses Gesicht anlamsız yüz
ausdrucksloses Gesicht anlamsız yüz ifadesi
die Ausdruckslosigkeit {sub} {f} anlamsızlık
Ausdruckslosigkeits- anlamsızlık-
ausdrucksvoll {adj} anlam
ausdrucksvolles Gesicht {sub} {n} anlam yüz
ausdrucksvolles Gesicht {sub} {n} anlam yüz ifadesi
ausdruckvoll {adj} anlam
ausdrückend {adj} anlam
ausdrückende- anlamlı-
aussagekräftig [statistische Zahlen usw.] anlam
beamtenchinesisch {adj} anlaması zor sözler
bedeuten {v} [bedeutete, hat bedeutet] anlama gelmek
akzeptierte Bedeutung {sub} {f} uygun anlam
anerkannte Bedeutung {sub} {f} makbul gören anlam
bildliche Bedeutung {sub} {f} mecazî anlam
bildlicher Sinn {sub} {m} mecazi anlam
die Denotation {sub} {f} düz anlam
der Doppelsinn {sub} {m} başka anlam
der Doppelsinn {sub} {m} iki anlam
der Doppelsinn {sub} {m} çift anlam
durchschnittliche Bedeutung {sub} {f} orta derecede anlam
eigentliche Bedeutung {sub} {f} asıl anlam
eigentliche Bedeutung {sub} {f} gerçek anlam
eine unklare Andeutung kapalı bir anlam
engerer Sinn {sub} {m} ince anlam
entscheidende Bedeutung {sub} {f} belirleyici anlam
die Fehldeutung {sub} {f} yanlış anlam
funktionale Bedeutung {sub} {f} fonksiyonel anlam
der Gegensinn {sub} {m} karşı anlam
geheime Bedeutung {sub} {f} gizli anlam
geläufige Bedeutung {sub} {f} geçerli anlam
geringere Bedeutung {sub} {f} ehemmiyetsiz anlam
grammatikalische Bedeutung {sub} {f} dilbilgisel anlam
die Grundbedeutung {sub} {f} asıl anlam
die Grundbedeutung {sub} {f} temel anlam
der Grundbegriff {sub} {m} esas anlam
herausragende Bedeutung {sub} {f} çok önemli anlam
der Hintersinn {sub} {m} ardında yatan anlam
0.003s