Keine direkten Treffer gefunden für: suyun

Deutsch Türkisch

50 indirekte Treffer gefunden für: suyun

Deutsch Türkisch
abquetschen {v} [quetschte ab, hat abgequetscht] suyunu çıkarmak
an der Quelle sitzen {v} suyun başını tutmak
an der Quelle sitzen {v} suyun başını tutmak
das Anhydrid {sub} {n} suyunu alma yoluyla oluşan bileşik
die Anhydride {sub} {pl} suyunu alma yoluyla oluşan bileşikler
auftauchen {v} [tauchte auf, ist aufgetaucht] suyun üstüne çıkmak
aussaugen {v} [saugte aus, hat ausgesaugt] suyunu boşaltmak
befluten {v} [beflutete, hat beflutet] suyun içine koymak
die Dehydratation {sub} {f} [Chemie] suyunu alma
dehydratisieren {v} suyunu almak
dehydrieren {v} [dehydrierte, habe dehydriert] suyunu almak
die Dehydrierung {sub} {f} suyun emilmesi
die Dehydrierung {sub} {f} suyun çekilmesi
die Dehydrierung {sub} {f} suyunu boşaltma
die Dehydrierungsanlage {sub} {f} suyunu boşaltma tesisi
den Saft auspressen {v} suyunu sıkmak
Dichte des Wassers {sub} {f} suyun yoğunluğu
einstippen {v} suyun içine atmak
Einwirkung des Wassers {sub} {f} suyun etkisi
das Entsaften {sub} {n} suyunu sıkma
entsaften {v} suyunu sıkmak
der Entwässerer {sub} {m} suyunu çıkarıcı
das Entwässern {sub} {n} suyunu alma
entwässern {v} suyunu almak
entwässern {v} suyunu boşaltmak
entwässert [er, sie, es~] suyunu alıyor
entwässerte [er, sie, es~] suyunu almıştı
die Entwässerung {sub} {f} suyun boşaltılması
die Entwässerung {sub} {f} suyunu boşaltma
Entzug von Wasser {sub} {m} suyunu çıkarma
die Eutrophierung {sub} {f} suyun istenmeyen aşırı besin alması neticesi bitkiye bürünmesi
glühen {v} suyunu almak
das Hydrodimeter {sub} {n} suyun acılığını ölçen alet
Härtegrad des Wassers {sub} {m} suyun sertlik derecesi
der Klatsch {sub} {m} suyun akarken çıkardığı ses
der Klärschlamm {sub} {m} suyun arıtılması geride kalan artık
Laufen des Wassers {sub} {n} suyun akışı
lenzen {v} [im Schiff] suyunu çekmek
lenzen {v} suyunu çekme
loten {v} [Verkehr] suyun derinliğini ölçmek
natürliche Zusammensetzung des Wassers {sub} {f} suyun doğal bileşimi
natürliches Reinigungsvermögen des Wassers {sub} {n} suyun doğal temizlenme yeteneği
das Niedrigwasser {sub} {n} suyun çekilmiş olması hali
der Nullpunkt {sub} {m} [Naturwissenschaft] suyun donma noktası
oberwasserseitig {adj} suyun üst tarafı
pitsch patsch {adj} [Kindersprache: für klatschende Geräusche, die durch Wasser entstehen] suyun çıkardığı sesler
pudeln {v} suyun içinde oynamak
die Schallleitfähigkeit {sub} {f} suyun sesi iletebilmesi
scharwenzeln {v} suyuna gitmek
spezifische Wärme von Wasser {sub} {f} suyun özgül sıcaklığı
0.002s