1 direkte Treffer gefunden für: hohen

Deutsch Türkisch
die Höhen {sub} {pl} yükseklikler

50 indirekte Treffer gefunden für: hohen

Deutsch Türkisch
hohen Ansprüchen genügen {v} yüksek taleplere yeterli olmak
hohen Ertrag abwerfend yüksek verim veren
hohen Erwartungen gerecht werden {v} yüksek taleplere cevap vermek
hohen Standard ansetzen {v} yüksek standartlar koymak
Höhen und Tiefen yükseklik ve alçaklıklar
Höhen und Tiefen des Marktes {sub} {pl} pazarın iniş çıkışları
höhenabhängige Regelung {sub} {f} yüksekliğe bağlı ayarlama
die Höhenabmessung {sub} {f} yükseklik ölçmesi
der Höhenabstand {sub} {m} yükseklik mesafesi
die Höhenabweichung {sub} {f} yükseklik sapması
die Höhenabweichung {sub} {f} yüksekliğine inhiraf
die Höhenangabe {sub} {f} yükseklik verisi
die Höhenangst {sub} {f} yükseklik korkusu
die Höhenanmessung {sub} {f} yükseklik ölçüsü
die Höhenanpassung {sub} {f} yükseklik uyarlaması
der Höhenanzeiger {sub} {m} seviye göstergesi
der Höhenausgleich {sub} {m} yükseklik dengeleme
der Höhenbereich {sub} {m} yükseklik kısmı
die Höhenbestimmung {sub} {f} yükseklik tayini
die Höhenbezugsfläche {sub} {f} yükseklik mukayese yüzeyi
Höhenbreitenindex des Gesichts {sub} {m} yüzün yükseklik-genişlik endeksi
die Höhendiagnostik {sub} {f} yükseklik tanısı
die Höhendifferenz {sub} {f} yükseklik farkı
die Höheneinheit {sub} {f} yükseklik birimi
der Höheneinsatz {sub} {m} yükseklik faaliyeti
die Höheneinstellung {sub} {f} yükseklik ayarı
die Höheneinwirkung {sub} {f} yükseklik etkisi
der Höhenexponent {sub} {m} yükseklik katsayısı
der Höhenfestpunkt {sub} {m} yükseklik sabit noktası
der Höhenfeststeller {sub} {m} yükseklik tespit edici
das Höhenfeuer {sub} {n} yüksekte yangın
der Höhenflieger {sub} {m} yüksekten uçan
die Höhenflosse {sub} {f} stabilizati
die Höhenflosse {sub} {f} uçakta denge kanadı
die Höhenflossentrimmung {sub} {f} uçakta denge kanadı ayarlaması
der Höhenflug {sub} {m} yüksekten uçuş
der Höhenfluganzug {sub} {m} yüksekten uçuş elbisesi
der Höhenflughubschrauber {sub} {m} yüksekten uçuş helikopteri
die Höhenforschungsrakete {sub} {f} yüksekte araştırma roketi
höhenfrei [niveaufreie Straßenkreuzung] bir köprü ve bir tünelden meydana gelen kavşak
die Höhenfreiheit {sub} {f} kavşakta (köprü ve tünel dolayısıyla) seviye farklılığı
der Höhenförderer {sub} {m} yükseğe sevk edici
das Höhengelände {sub} {n} dağlık arazi
das Höhengelände {sub} {n} engebeli arazi
höhengleich [Straßenkreuzung] aynı seviyede kavşak
höhengleicher Bahnübergang {sub} {m} aynı seviyede tren yolu kavşağı
das Höhenklima {sub} {n} yükseklik iklimi
die Höhenkontrolle {sub} {f} yükseklik kontrolu
der Höhenkonzept {sub} {m} yükseklik tasarımı
die Höhenkorrektur {sub} {f} yükseklik ayarı
0.002s



Nützliche Links

Deutsche Sprache

Türkische Sprache

Deutsche Grammatik

Türkische Grammatik

Duden online

Türk Dil Kurumu