7 direkte Treffer gefunden für: Hof


77 indirekte Treffer gefunden für: Hof

Deutsch Türkisch
Hof eines Königs {sub} {m} kral sarayı
Hof halten {v} (kral, derebeyi) hüküm sürmek
Hof- [höfisch] malikane-
das Hofamt {sub} {n} saray dairesi
das Hofamt {sub} {n} çiftlik dairesi
der Hofarchitekt {sub} {m} saray mimarı
der Hofarzt {sub} {m} saray hekimi
der Hofball {sub} {m} saray balosu
der Hofbeamter {sub} {m} saraylı
der Hofbediensteter {sub} {m} saray hizmetçisi
die Hofberichterstattung {sub} {f} saray muhabirliği
die Hofbibliothek {sub} {f} saray kütüphanesi
der Hofbildhauer {sub} {m} saray heykeltraşı
das Hofbräuhaus {sub} {n} [Restaurant und Brauerei in München] Münih`te restoran ve bira yapılan ev
die Hofbälle {sub} {pl} saray baloları
die Hofbücherei {sub} {f} saray kütüphanesi
der Hofchronist {sub} {m} saray tarihçisi
die Hofclique {sub} {f} saray grubu
die Hofdame {sub} {f} nedime
die Hofdame {sub} {f} saraylı kadın
die Hofdamen {sub} {pl} saraylı kadınlar
der Hofdichter {sub} {m} saray yazarı
die Hofdienstwohnung {sub} {f} saray çalışanı dairesi
die Hofdränage {sub} {f} avlu drenajı
die Hofeinfahrt {sub} {f} avlu girişi
der Hoferbe {sub} {m} çiftlik mirası
die Hoffahrt {sub} {f} saray girişi
die Hoffart {sub} {f} gurur
die Hoffart {sub} {f} kibir
hoffe [ich~] umut ediyorum
das Hoffen {sub} {n} umut
das Hoffen {sub} {n} ümit
hoffen {v} ummak
hoffen {v} umut etmek
hoffen {v} ümit etmek
hoffen auf {v} …i,…ı ummak
hoffen etwas zu erreichen {v} bir şeye ulaşmayı umut etmek
hoffen lassen {v} umutlandırmak
hoffen lassen {v} ümitlendirmek
Hoffen wir das Beste umarız iyi olur
hoffen, wo es keine Hoffnung mehr gibt {v} umut olmayan yerde umut etmek
hoffend {adj} uman
hoffend auf schnelle Bearbeitung tez işlem yapılmasını umarak
hoffend bald von Ihnen zu hören sizden yakında cevap uman
hoffend bis Freitag von Ihnen zu hören cuma güne kadar sizden haber alma umuduyla
hoffend für {v} …için ummak
hoffend Ihren Auftrag zu erhalten işi alacağımızı umarak
hoffend Sie werden zustimmen onaylayacağınızı umarak
hoffend zu finden bulmayı uman
hoffentlich {adv} inşallah
hoffentlich {adv} umarım
ab Bahnhof istasyondan itibaren
der Abbahnhof {sub} {m} istasyondan itibaren
der Abfahrtsbahnhof {sub} {m} hareket istasyonu
der Abgangsbahnhof {sub} {m} hareket istasyonu
der Abgangsbahnhof {sub} {m} kalkış istasyonu
der Abstellbahnhof {sub} {m} bekletme istasyonu
der Ackerhof {sub} {m} çiftlik avlusu
Alle Straßen führen zum Bahnhof tüm yollar tren istasyonuna çıkıyor
der Alpengasthof {sub} {m} yayla misafir evi
am Bahnhof istasyonda
der Anfahrtsbahnhof {sub} {m} hareket istasyonu
der Ankunftsbahnhof {sub} {m} geliş istasyonu
der Annahmebahnhof {sub} {m} teslim alma istasyonu
der Anwaltsgerichtshof {sub} {m} avukatlar arası uzlaşmazlıklar mahkemesi
der Arkadenhof {sub} {m} sıra kemerler avlusu
der Armenfriedhof {sub} {m} fakir mezarlığı
auf dem Bahnhof istasyonda
auf dem Hof avluda
auf dem Schulhof okul avlusunda
auf einem, dem Bauernhof bir çiftlikte
der Aufgabebahnhof {sub} {m} devretme istasyonu
der Ausgangsbahnhof {sub} {m} [Schienenverkehr] terminal
der Ausgangsbahnhof {sub} {m} hareket istasyonu
der Ausgangsbahnhof {sub} {m} çıkış istasyonu
der Ausladebahnhof {sub} {m} boşaltma istasyonu
der Ausladebahnhof {sub} {m} indirme garı
0.004s