3 direkte Treffer gefunden für: kahve


50 indirekte Treffer gefunden für: kahve

Deutsch Türkisch
Atlantischer Braunhai {sub} {m} kahverengi Atlantik köpekbalığı
Auf Kaffee liegt hoher Zoll kahve yüksek gümrüklü
aus dem Kaffeesatz lesen {v} kahve falına bakmak
der Blatttang {sub} {m} kahverengi yosun
die Blatttange {sub} {pl} kahverengi yosunlar
die Blindschleiche {sub} {f} kahverengi kör yılanı
der Brandfuchs {sub} {m} kahverengi at
braun {adj} kahve rengi
braun {adj} kahverengi
braunbeige {adj} kahverengi bej
der Braunbär {sub} {m} kahverengi ayı
braune Augen kahve rengi gözler
braune Bohne {sub} {f} kahverengi fasulye
braune Haare {sub} {pl} kahverengi saçlar
braune Soße {sub} {f} kahverengi salça
braune Wolken {sub} {pl} kahverengi bulutlar
brauner Ball {sub} {m} kahverengi top
brauner Kandis {sub} {m} kahverengi şeker
brauner Rauch {sub} {m} kahverengi duman
brauner Schimmel {sub} {m} kahverengi küf
brauner Zucker {sub} {m} kahverengi şeker
brauner Zuckersirup {sub} {m} kahverengi şeker şurubu
die Braunerde {sub} {f} kahverengi toprak
braunes Heroin {sub} {n} kahverengi esrar
die Braunfleckigkeit {sub} {f} kahverengi lekeli
die Braunfärbung {sub} {f} kahverengiye boyama
das Braunglas {sub} {n} kahverengi cam
die Braunglasflasche {sub} {f} kahverengi cam şişe
braunhaarig {adj} kahverengi saçlı
braunhaarige Frau {sub} {f} kahverengi saçlı bayan
braunhaariges Mädchen {sub} {n} kahverengi saçlı kız
das Braunhemd {sub} {n} kahverengi mintan
die Braunhemden {sub} {pl} kahverengi mintanlar
der Braunkohl {sub} {m} kahverengi lahana
die Braunkohle {sub} {f} kahverengi kömür
der Brauntoneisenstein {sub} {m} kahverengi demir filizi
die Brauntöne {sub} {pl} kahverengi renk tonları
das Braunvieh {sub} {n} kahverengi hayvan
braunäugig {adj} kahverengi gözlü
brünett {adj} kahverengi saçlı
der Bär {sub} {m} kahverengi ayı
das Café {sub} {n} kahvehane
der Cafébesitzer {sub} {m} kahvehane sahibi
der Cafébesucher {sub} {m} kahvehane müşterisi
die Cafés {sub} {pl} kahvehaneler
das Curry {sub} {n} kahverengi bir hint baharatı
der Demararazucker {sub} {m} kahve şekeri
ein Kaffeekränzchen kahveli sohbet
der Eisenkiesel {sub} {m} kahverengi veya sarı renge dönüştürülmüş kuvars
er hat seinen Kaffee stehen lassen kahvesini içmeden bırakıp gitti
0.002s



Nützliche Links

Deutsche Sprache

Türkische Sprache

Deutsche Grammatik

Türkische Grammatik

Duden online

Türk Dil Kurumu