Keine direkten Treffer gefunden für: erdi

Deutsch Türkisch

54 indirekte Treffer gefunden für: erdi

Deutsch Türkisch
erdichten {v} hayal etmek
erdichten {v} hayal kurmak
erdichten {v} uydurmak
erdichten {v} kafadan atmak
erdichten {v} uydurmak
erdichtet {adj} düzmece
erdichtet {adj} uydurma
erdichtet [er, sie, es~] düzmece yapıyor
erdichtete [er, sie, es~] düzmece yapmıştı
erdichteten [sie~] düzmece yapmışları
die Erdichtung {sub} {f} masal
die Erdichtung {sub} {f} uydurma
die Erdichtung {sub} {f} uydurulma
die Erdichtungen {sub} {pl} uydurmalar
erdig {adj} toprak gibi
erdig {adj} topraklı
erdige Kobaltblüte {sub} {f} topraklı kobalt filizi
erdiger {adj} daha topraklı
erdiger Gips {sub} {m} topraklı alçı
die Erdigkeit {sub} {f} topraklılık
erdigste {adj} en topraklı
der Erdinduktionskompass {sub} {m} yer indükleme pusulası
die Erdinduktivität {sub} {f} toprak endüktivitesi
das Erdinnere {sub} {n} toprak içi
der Hermaphrodit {sub} {m} [Med.] erdişi
der Hermaphroditismus {sub} {m} erdişilik
zwitterhaft {adj} erdişi gibi
die Zwitterhäftigkeit {sub} {f} erdişi gibilik
ächsten [sie~] uhhh çekmişlerdi [ağır yaparken yapılır]
Alle lassen dich grüßen herkes sana selam gönderdi
auf die Suche nach Futter und Wasser wanderten die Tiere in die Nähe des Dorfes yiyecek içecek aramak için hayvanlar köy yakınına gitmişlerdi
ausgeatmet nefes verdi
austauschten değiştirmişlerdi
aßen [essen] yemek yemişlerdi
ähnelte benzerdi
äußerten beyanat etmişlerdi
baten [sie~] rica etmişlerdi
beachteten [sie~] önemsemişlerdi
beaufsichtigten [sie~] gözetmişlerdi
bedankten [sie~ sich] birine bir teşekkür etmişlerdi
bedrohten [sie~] tehdit etmişlerdi
beharrten [sie~] ısrar etmişlerdi
behaupteten [sie~] iddia etmişlerdi
bei einigen Leuten ist man damit auf offene Ohren gestoßen bazıları bu konuda destek verdi
Beide Armeen hatten schwere Verluste her iki orduda ağır kayıplar verdi
bekundeten [sie~] beyan etmişlerdi
belohnten [sie~] ödüllendirmişlerdi
berichteten {v} [pl, sie] haber vermişlerdi
beschatteten {v} gözetlemişlerdi
besetzten {v} [sie ~] işgal etmişlerdi
bespritzten {v} [sie] serpmişlerdi
bestiegen [sie~] yükselmişlerdi
bestritten [sie~] inkâr etmişlerdi
bestritten [sie~] kabul etmemişlerdi
0.004s