6 direkte Treffer gefunden für: cinsel


50 indirekte Treffer gefunden für: cinsel

Deutsch Türkisch
abgefuckt cinsel ilişki yapan
Abstinentia sexualis {sub} {f} cinsel eylemde bulunmama
Abstinentia sexualis {sub} {f} cinsel mahrumiyet
Akne sexualis {sub} {f} cinsel organ sivilcesi
der Akt {sub} {m} cinsel ilişki
die Alloerotik {sub} {f} cinsel libidonun kişinin kendisenden başka kişilere yönelmesi
das Anaphrodisiak {sub} {n} cinsel şevki diderici etki
der Anilingus {sub} {m} cinsel sapıklık olarak anusu yalama
die Aphrodisiaka {sub} {pl} cinsel güç artırıcılar
das Aphrodisiakum {sub} {n} cinsel güç artırıcı
die Aphrodisie {sub} {f} cinsel hazzın ve arzunun bütünlüğü
aphrodisisch [auf Aphrodite bezüglich] cinsel güç artıran
auf Sexualkontakte Lauernder {sub} {m} cinsel ilişki amaçlı
aufgeilen {v} [ugs.: sexuell erregen] cinsel arzu uyandırmak
die Aufgeklärheit {sub} {f} cinsel konularda aydınlatılmışlık
aufgeklärt {adj} cinsel konularda aydınlatılmış
die Aufklärung {sub} {f} [Information] cinsel eğitim
der Aufklärungsfilm {sub} {m} [sexualkundlich] cinsel açıdan aydınlatıcı film
das Autosom {sub} {n} cinsellik kromozomu
autosomal {adj} cinsellik kromozomu ile ilgili
autosomal-dominant {adj} cinsellik kromozomu ağırlıklı
autosomal-rezessiv {adj} cinsellik kromozomu ağırlıklı olmayan
die Autosomen {sub} {pl} cinsellik kromozomları
beiliegen {v} [lag bei, hat beigelegen] cinsel ilişkide bulunmak
der Beischlaf {sub} {m} [Geschlechtsverkehr] cinsel ilişki
der Beischlaf {sub} {m} cinsel birlesme
der Beischlaf {sub} {m} cinsel birleşme
der Beischlaf {sub} {m} cinsel ilişki
beischlafen {v} cinsel birleşmek
beischlafen {v} cinsel ilişkiye girmek
die Beischlaffähigkeit {sub} {f} cinsel birleşme yapabilme
die Bettgeschichten {sub} {pl} {ugs.} cinsel ilişki hikâyeleri
bocken {v} [bockte, hat gebockt] cinsel ilişkide bulunmak
der Bums {sub} {m} {ugs.} [Koitus] cinsel ilişki
bumsen {v} [vulg.] cinsel ilişkide bulunmak
die Busenfreundin {sub} {f} [eher ironisch: auch Intimfeindin] cinsel arkadaş
bürsten {v} [bürstete, hat gebürstet] cinsel ilişkiye girmek
die Cohabitatio {sub} {f} cinsel birleşme
der Coitus {sub} {m} cinsel birleşme
Coitus reservatus {sub} {m} cinsel birleşmede erkeğin cinsel organ kaslarını kasarak meni boşalmasını önlemesi
der Dippoldismus {sub} {m} cinsel güdümlü olarak çocukların aşırı dövülmesi
erogene Zone {sub} {f} cinsel uyarıcı bölge
die Erotik {sub} {f} [Sexualität] cinsellik
erotisieren {v} cinselleştirmek
erotisierend {adj} cinselleştirici
die Erotisierung {sub} {f} cinsellikle yüklenme
der Erotismus {sub} {m} cinsellik
die Erotomanie {sub} {f} cinselliğe düşkünlük
die Erotophobie {sub} {f} cinsel ilişki korkusu
erregbar {adj} cinsel uyarılara duyarlı
0.003s



Nützliche Links

Deutsche Sprache

Türkische Sprache

Deutsche Grammatik

Türkische Grammatik

Duden online

Türk Dil Kurumu