1 direkte Treffer gefunden für: yelken

Deutsch Türkisch
das Segel {sub} {n} [Verkehr] yelken

50 indirekte Treffer gefunden für: yelken

Deutsch Türkisch
abgesegelt yelkenli ile açılmış
abgesegelter yelkenli ile açılan
absegeln {v} [segelte ab, hat abgesegelt] yelkenli ile açılıp gitmek
abstehen {v} [Ohren] yelken kulak
abstehende Ohren {sub} {pl} yelken kulaklar
abstehendes Ohr {sub} {n} yelken kulak
die Abstehohren {sub} {pl} yelken kulaklar
das Achterliek {sub} {n} yelkenlinin arka kenarı
die Achterliekskrümmung {sub} {f} yelkenlinin arka kenarı kavisi
der Adlerkolibri {sub} {m} yelkenli şeklinde kuş
anholen {v} [holte an, hat angeholt] yelkenleri toplamak
anlieken {v} yelkeni geminin sağlam bir köşesine bağlamak
anreihen {v} [reihte an, hat angereiht] yelkeni bağlamak
ansegeln {v} yelkenli ile yanaşmak
aufbrassen {v} yelkenleri açmak
aufbrassen {v} yelkenleri fora etmek
aufgeien {v} [Seemannssprache] yelkeni direğe tutturmak
aufgetakelt {adj} yelkenli
aufholen {v} [holte auf, hat aufgeholt] yelken açmak
aufspannen {v} [spannte auf, hat aufgespannt] yelkenleri fora etmek
ausholen {v} [holte aus, hat ausgeholt] yelken iplerini germek
backbrassen {v} yelkenleri toplamak
beidrehen {v} yelkenleri faça etmek
beiholen {v} yelken indirmek
beiliegen {v} [lag bei, hat beigelegen] yelkenleri faça etmek
beisetzen {v} [setzte bei, hat beigesetzt] yelkenleri açmak
bergen {v} [barg, hat geborgen] yelken bağlamak
bergen {v} [barg, hat geborgen] yelkenleri indirmek
beschlagen {v} [beschlug, hat beschlagen] yelkenleri bağlamak
besegeln {v} yelkenli ile gitmek
die Besegelung {sub} {f} yelkenli ile gitme
das Segel laufen lassen yelkenliyi harekete geçirmek
die Dau {sub} {f} [arabisches Segelschiff] yelkenli arap gemisi
die Degelleine {sub} {f} [Schiff] yelken iskotası
die Segel hissen yelken açmak
der Duck {sub} {m} [Segeltuch] yelkenli bezi
durchsegeln {v} yelkenli gemiyle seyahate çıkmak
durchsegeln {v} yelkenliyle gezmek
durchsegelnd {adj} yelkenliyle gezen
durchsegelt [er, sie, es~] yelkenliyle geziyor
durchsegelte [er, sie, es~] yelkenliyle gezmişti
die Eisjacht {sub} {f} yelkenli kızakla buz üzerinde kayma
der Eisschlitten {sub} {m} yelkenli kızakla buz üzerinde kayma
das Eissegeln {sub} {n} [Sport] yelkenli kızakla buz üzerinde kayma sporu
die Erdumsegelung {sub} {f} yelkenli gemi ile Dünya çevresini dolaşma
der Erdumsegler {sub} {m} yelkenli ile dünya turu yapan
Flagge streichen {v} yelkenleri suya indirmek
das Flappen {sub} {n} [nordd.] yelkenlinin rüzgârda hareket etmesi
fortsegeln {v} yelkenli ile gitmek
der Gaffelklau {sub} {m} yelkenli gemi direği ile ile yanındaki çubuk arasındaki bağlantı
0.002s



Nützliche Links

Deutsche Sprache

Türkische Sprache

Deutsche Grammatik

Türkische Grammatik

Duden online

Türk Dil Kurumu