23 direkte Treffer gefunden für: yaşlı


77 indirekte Treffer gefunden für: yaşlı

Deutsch Türkisch
der Ackergaul {sub} {m} [abwertend] yaşlı at
als alter Mann yaşlı bir adam olarak
alt aussehen lassen yaşlı göstermek
alt aussehend {adj} yaşlı görünen
alt sein {v} yaşlı olmak
Alt und Jung {adj} yaşlı ve genç
alt und krank {adj} yaşlı ve hasta
alt und schwach {adj} yaşlı ve bitik
alt und schwach {adj} yaşlı ve çökük
das Altweib {sub} {n} yaşlı kadın
altangesehen yaşlı göründü
altbewährt {adj} yaşlı kurt
die Alte {sub} {f} [Frau] yaşlı kadın
der Alte {sub} {m} [Mann] yaşlı adam
alte Frau {sub} {f} yaşlı kadın
alte Frau ging gebückt zum Rathaus hin {sub} {f} yaşlı kadın iki büklüm belediyeye doğru gitti
alte Frau ist bucklig {sub} {f} yaşlı kadın kambur
alte Frau streckte neugierig den Kopf aus dem Fenster {sub} {f} yaşlı kadın merakla başını pencereden sarkıttı
alte Hase yaşlı kurt
alte Jungfer {sub} {f} yaşlı kızoğlankız
alte Knacker {sub} {pl} yaşlılar
alte Leute {sub} {pl} yaşlı insanlar
alte Mann hatte Schmerzen beim Treppensteigen Yaşlı adam merdiven çıkarken ağrısı oluyordu
alte Person {sub} {f} yaşlı insan
alte Schabracke {sub} {f} [abwertend: ugs.] yaşlı bunak
alte Schachtel {sub} {f} [Frau] yaşlı kadın
alte Schachtel yaşlı karı
alte Weiber {sub} {pl} yaşlı bayanlar
alte Ziege {sub} {f} yaşlı keçi
altehrwürdig {adj} yaşlı ve saygın
alteingesessene Politiker {sub} {pl} yaşlı kurt politikacılar
alteingesessener Politiker {sub} {m} yaşlı politikacı
das Altenappartement {sub} {n} yaşlılar apartmanı
die Altenbegegnungsstätte {sub} {f} yaşlılar buluşma yeri
die Altenberatung {sub} {f} yaşlılar danışmanlığı
die Altenberatungsstelle {sub} {f} yaşli danışma merkezi
die Altenberatungsstelle {sub} {f} yaşlı danışma merkezi
der Altenbeirat {sub} {m} yaşlılar meclisi
die Altenberichtskommission {sub} {f} yaşlılar hakkında rapor komisyonu
die Altenbevölkerung {sub} {f} yaşlı nüfus
die Altenbildung {sub} {f} yaşlılar eğitimi
das Altencafe {sub} {n} yaşlılar kahvesi
der Altenclub {sub} {m} [Altenklub] yaşlılar kulübü
die Altendienste {sub} {pl} yaşlılar için hizmetler
die Alteneinrichtungen {sub} {pl} yaşlılar kurumları
die Altenerholung {sub} {f} yaşlılar için dinlence etkinlikleri
altenfeindlich {adj} yaşlı düşmanı
die Altenfürsorge {sub} {f} yaşlı bakımı
altengerecht yaşlıya göre
altengerechte Schonarbeitsplätze {sub} {pl} yaşlılara göre düzenlenmiş kollayıcı i yerleri
die Altengymnastik {sub} {f} yaşlılar için beden eğitimi
die Allerälteste {sub} {f} en yaşlı
der Allerältester {sub} {m} en yaşlı
Allerältestes en yaşlı
alt genug yeterince yaşlı
am ältesten en yaşlı
älter {adj} daha yaşlı
älter als ...den\...dan daha yaşlı
ältest {adj} en yaşlı
die Älteste {sub} {f} en yaşlı
der Ältester {sub} {m} en yaşlı
Bedürftiger alter Mensch {sub} {m} yoksul yaşlı
biblisches Alter {sub} {n} yaş olarak çok, çok yaşlı
dementer Greis {sub} {m} demans yaşlı
er ist älter als du o senden yaşlı
erstens ist er zu alt ilk olarak o çok yaşlı
erstens ist er zu alt birincisi olarak o çok yaşlı
hochbetagt {adj} çok yaşlı
hässliche Alte {sub} {f} çirkin yaşlı
jung und alt genç ve yaşlı
mehr als hundert Jahre alt yüz yaşından daha yaşlı
mit Tränen in den Augen gözü yaşlı
mittelalterlich {adj} orta yaşlı
mittleren Alters orta yaşlı
nassgeweint {adj} [alt] yüzü yaşlı
nassgeweint {adj} [alt] gözü yaşlı
sehr alt {adj} çok yaşlı
0.004s