13 direkte Treffer gefunden für: vatandaş


64 indirekte Treffer gefunden für: vatandaş

Deutsch Türkisch
Aberkennung der Staatsbürgerschaft {sub} {f} vatandaşlıktan çıkarma
Abmeldung der Bürger {sub} {f} vatandaş kaydı silme
das Abstammungsprinzip {sub} {n} vatandaşlık prensibi
Akte des bürgerlichen Standes {sub} {f} vatandaşlık durumu dosyası
aus der Staatsangehörigkeit entlassene Person {sub} {f} vatandaşlıktan çıkarılan kişi
ausbürgern {v} vatandaşlıktan çıkarmak
ausbürgernd {adj} vatandaşlıktan çıkaran
die Ausbürgerung {sub} {f} vatandaşlıktan çıkarma
das Ausbürgerungsrecht {sub} {n} vatandaşlıktan çıkarma hukuku
ausgebürgert vatandaşlıktan ihraç edilmiş
die Ausgebürgerte {sub} {f} vatandaşlıktan çıkarılan
die Ausgebürgerten {sub} {pl} vatandaşlıktan ihraç edilenler
der Ausgebürgerter {sub} {m} vatandaşlıktan ihraç edilen
die Bürger {sub} {pl} vatandaşlar
Bürger beraten {v} vatandaşlara danışma hizmeti vermek
die Bürgeraktion {sub} {f} vatandaş aksiyonu
das Bürgerbüro {sub} {n} vatandaş işleri dairesi
die Bürgerinitiative {sub} {f} vatandaş girişimi
die Bürgerkunde {sub} {f} vatandaşlık bilgisi
bürgerliche Ehrenrechte {sub} {pl} vatandaşlık hakları
bürgerliche Freiheit {sub} {f} vatandaşlık hürriyeti
bürgerliche Rechte {sub} {pl} vatandaşlık hakları
Bürgern [den~] vatandaşlara
die Bürgerpflicht {sub} {f} vatandaşlık görevi
die Bürgerpflichten {sub} {pl} vatandaşlık görevleri
das Bürgerrecht {sub} {n} vatandaşlık hakkı
die Bürgerrechte {sub} {pl} vatandaşlık hakları
Bürgerrechte entziehen {sub} {pl} vatandaşlık haklarını geri almak
Bürgerrechte entziehend {sub} {pl} vatandaşlık haklarını geri alan
bürgerrechtlich vatandaşlıkla ilgili
der Bürgerrechtsanwalt {sub} {m} vatandaşlık hakları avukatı
die Bürgerrechtsbewegung {sub} {f} vatandaşlık hakları hareketi
die Bürgerrechtsgruppe {sub} {f} vatandaşlık hakları grubu
bürgert aus vatandaşlıktan çıkarıyor
bürgert ein vatandaşlığa alıyor
die Denaturalisation {sub} {f} vatandaşlıktan çıkartma
die Staatsbürgerschaft aberkennen vatandaşlıktan çıkarmak
die Staatsbürgerschaft beantragen vatandaşlık için müracaat etmek
die Staatsbürgerschaft erwerben vatandaşlığı almak
einbürgern {v} [Politisch] vatandaşlığa kabul etmek
einbürgern {v} vatandaşlığa almak
die Einbürgerung {sub} {f} [politisch] vatandaşlığa kabul etme
die Einbürgerung {sub} {f} vatandaşlığa alma
die Einbürgerung {sub} {f} vatandaşlığa kabul
die Einbürgerung {sub} {f} vatandaşlığa kabul etme
Einbürgerungs- vatandaşlık-
der Einbürgerungsantrag {sub} {m} vatandaşlığa kabul dilekçesi
der Einbürgerungsanwärter {sub} {m} vatandaşlığa müraacat eden
das Einbürgerungstest {sub} {n} vatandaşlığa kabul testi
die Einbürgerungsurkunde {sub} {f} vatandaşlığa alınma belgesi
das Einbürgerungsverfahren {sub} {n} vatandaşlığa kabul muameleleri
der Adoptivbürger {sub} {m} evlatlık vatandaş
der Aktivbürger {sub} {m} seçme ve seçilme hakkına sahip vatandaş
angesehener Bürger {sub} {m} saygın vatandaş
älterer Bürger {sub} {m} yaşlı vatandaş
der Durchschnittsbürger {sub} {m} ortalama bir vatandaş
der Durchschnittsbürger {sub} {m} sade bir vatandaş
einfacher Bürger {sub} {m} basit vatandaş
im Ausland geborene Staatsbürger {sub} {m} yurt dışında doğan vatandaş
Mann auf der Straße {sub} {m} sıradan vatandaş
der Passivbürger {sub} {m} seçme ve seçilme hakkından yoksun vatandaş
der Proletarier {sub} {m} düşük vatandaş
der Unionsbürger {sub} {m} bir birlik üyesi vatandaş
Mann auf Straße {sub} {m} sıradan vatandaş
0.003s