17 direkte Treffer gefunden für: selten


47 indirekte Treffer gefunden für: selten

Deutsch Türkisch
seltene nadir
seltene Abarten {sub} {pl} seyrek bulunan çeşitler
seltene Elemente {sub} {pl} nadir elemanlar
seltene Erde {sub} {f} nadir toprak
seltene Erden {sub} {pl} nadir topraklar
seltene Erdmetalle {sub} {pl} nadir toprak metalleri
seltene Erkrankung {sub} {f} nadir hastalı
seltene Erkrankungen {sub} {pl} nadir hastalığa yakalanma
seltene Krankheit {sub} {f} nadir hastalı
seltene Krankheiten {sub} {pl} nadir hastalıklar
seltene Pflanze {sub} {f} nadir bitki
seltene Schönheit {sub} {f} nadir güzellik
seltener {adv} daha nadiren
das Seltenerdmetall {sub} {n} nadir toprak metali
die Seltenerdmetalle {sub} {pl} nadir toprak metalleri
seltenes Element {sub} {n} nadir elemanlar
seltenes Erdmetall {sub} {n} nadir toprak metali
seltenes Ereignis {sub} {n} seyrek olay
die Seltenheit {sub} {f} [Rarität] nadir bulunan şey
die Seltenheit {sub} {f} az bulunan şey
die Seltenheit {sub} {f} az görülme
die Seltenheit {sub} {f} az rastlanırlık
die Seltenheit {sub} {f} azlık
die Seltenheit {sub} {f} nadir oluş
die Seltenheit {sub} {f} nadirat
die Seltenheit {sub} {f} nadirlik
die Seltenheit {sub} {f} seyrek görülebilme
die Seltenheit {sub} {f} seyreklik
die Seltenheiten {sub} {pl} seyreklikler
seltenste {adv} en nadiren
aufwertend {adj} değerini yükselten
äußerst selten oldukça seyrek
drosselten [sie~] kısıyorlar
Ein Diamant dieser Größe ist selten bu büyüklükte bir elmas seyrektir
er macht das nur selten bunu sadece seyrek yapıyor
der Erheber {sub} {m} yükselten
ganz selten çok seyrek
der Heber {sub} {m} yükselten
hochtreibend {adj} yükselten
höchst selten {adj} oldukça seyrek
nicht selten oldukça sık
nicht selten seyrek değil
nur selten sadece seyrek
der Sitzerhöher {sub} {m} oturak yükselten
überaus selten {adv} gayet seyrek
wahre Freunde sind selten gerçek arkadaşlar seyrektir
winselten [sie~] inlemişlerdi
0.002s