Keine direkten Treffer gefunden für: sacı

Deutsch Türkisch

50 indirekte Treffer gefunden für: sacı

Deutsch Türkisch
ablaufen {v} [lief ab, ist abgelaufen] saçılmak
beim schopf packen {v} saçından tutmak
bestreut [er, sie, es~] saçıyor
Blech glatthämmern {v} sacı yassıltmak
das Blechnachhämmern {sub} {n} sacı yassıtma
das Blechpressen {sub} {n} sacı presleme
die Dispersion {sub} {f} saçılma
das Frisieren {sub} {n} saçını tarayıp düzeltme
frisieren {v} [sich] saçını toplamak
frisieren {v} saçını tarayıp düzeltmek
föhnen {v} [reformierte Schreibung] saçını fönle kurutmak
föhnen {v} [reformierte Schreibung] saçını fönlemek
föhnen {v} [reformierte Schreibung] saçı kurutma makinesiyle kurutmak
fönen {v} [alte Schreibung] saçı kurutma makinesiyle kurutmak
fönen {v} [alte Schreibung] saçı makineyle kurutmak
die Gesinnung {sub} {f} saciye
glatzig {adj} saçı dökük
Haar ganz kurz schneiden {v} saçı oldukça kısa kesmek
Haar kurz schneiden {v} saçı kısa kesmek
Haar stutzen {v} saçı kısaltmak
der Haaransatz {sub} {m} saçın başladığı çizgi
Haare legen {v} saçını sarmak
Haare verlieren {v} saçı dökülmek
Haarschneiden bitte! saçımı kesin lütfen!
Haarschneiden, bitte! saçımı kesin lütfen!
kringeln, sich~ {v} saçın lüle lüle olması
kämmen {v} [sich ~] saçını taramak
lange Haare kurzer Sinn saçı uzun aklı kısa
mit Schuppen auf dem Haar saçı kepekli
die Ondulation {sub} {f} saçı dalgalı hale getirme
die Ondulation {sub} {f} saçı maşalama
ondulieren {v} [ondulierte, hat onduliert] saçı dalgalı hale getirmek
ondulieren {v} [ondulierte, hat onduliert] saçı maşalamak
scheiteln {v} saçı ayırmak
sich die Haare schneiden lassen saçını kestirmek
sich Haare raufen {v} saçını yolmak
sich schinden {v} saçını süpürge etmek
sich zerstreuen {v} saçılmak
sprühen {v} [Funken] saçılmak
der Streukoeffizient {sub} {m} saçılım katsayısı
der Streukörper {sub} {m} saçılım cismi
die Streukörperdichte {sub} {f} saçılım cismi yoğunluğu
die Streumatrix {sub} {f} saçılmış matris
die Streustrahlung {sub} {f} saçılmış ışınlar
die Streuung {sub} {f} saçılım
der Streuungskegel {sub} {m} saçılma konisi
der Streuverlust {sub} {m} saçılma suretiyle kayıp
der Streuwinkel {sub} {m} saçılma açısı
der Struwwelpeter {sub} {m} saçı başı darmadağınık çocuk
die Tönung {sub} {f} [Haar] saçın hafifçe boyanması
0.002s