49 direkte Treffer gefunden für: sınırlı


50 indirekte Treffer gefunden für: sınırlı

Deutsch Türkisch
abgegrenzter Übergang {sub} {m} sınırlı geçiş
Angriff mit begrenztem Ziel {sub} {m} sınırlı hedefli saldırı
antoben {v} sinirli şekilde haykırmak
Artikel mit begrenzter Lebensdauer {sub} {pl} sınırlı ömrü olan eşayalar
auf begrenztem Gebiet sınırlı bölgede
die Aufenthaltsbewilligung {sub} {f} [Juristisch] sınırlı oturma izni
aufgeregt sein {v} sinirli olmak
die Aufgeregtheit {sub} {f} [Nervosität] sinirlilik
Ausschreibung, begrenzte - {sub} {f} sınırlı ihale
Beamter auf Zeit {sub} {m} sınırlı zaman için memur
bedingt haften {v} sınırlı sorumluluk taşımak
begrenzt haltbar {adj} sınırlı zaman dayanan
begrenzt lieferbar {adj} sınırlı sayıda bulunur
begrenzte Anzahl {sub} {f} sınırlı sayı
begrenzte Datei {sub} {f} sınırlı dosya
begrenzte Dauer {sub} {f} sınırlı süre
begrenzte Frist {sub} {f} sınırlı süre
begrenzte Fütterung {sub} {f} sınırlı yemleme
begrenzte Garantie {sub} {f} sınırlı garanti
begrenzte Gelegenheit {sub} {f} sınırlı olanak
begrenzte Haftung {sub} {f} sınırlı sorumluluk
begrenzte Lagerauffüllung {sub} {f} sınırlı depo doldurma
begrenzte Lebensdauer sınırlı ömür
begrenzte Mittel {sub} {pl} sınırlı kaynaklar
begrenzte Nachfrage {sub} {f} sınırlı talep
begrenzte nukleare Vergeltung {sub} {f} sınırlı nükleer intikam
begrenzte Produktion {sub} {f} sınırlı imalat
begrenzte Prämie {sub} {f} sınırlı prim
begrenzte Prüfung {sub} {f} sınırlı denetim
begrenzte Rohstoffe {sub} {pl} sınırlı ham maddeler
begrenzte Zahl von Anlegern {sub} {f} sınırlı sayıda yatırımcılar
begrenzte Zahl von Krankheitsherden {sub} {f} sınırlı sayıda hastalık yuvaları
begrenzte Zone {sub} {f} sınırlı bölge
begrenzter Betrag {sub} {m} sınırlı miktar
begrenzter Kredit {sub} {m} sınırlı kredi
Begrenzter Parameterwert {sub} {m} sınırlı parametre değeri
begrenzter Scheck {sub} {m} sınırlı ҫek
begrenzter Wortschatz {sub} {m} sınırlı kelime haznesi
begrenztes Kurspotenzial {sub} {n} sınırlı kur potansiyeli
begrenztes Risiko {sub} {n} sınırlı risk
begrenztes Stimmrecht {sub} {n} sınırlı oy hakkı
begrenztes Visum {sub} {n} sınırlı vize
begrenztes Ziel {sub} {n} sınırlı hedef
die Begrenztheit {sub} {f} sınırlılık hali
die Begrenztheiten {sub} {pl} sınırlılık halleri
beschränker Umfang {sub} {m} sınırlı çevre
beschränkt haftbar {adj} sınırlı sorumlu
beschränkt haftende Teilhaber [Wirtschaft] sınırlı sorumlu ortak
beschränkt haftender Teilhaber sınırlı sorumlu ortak
beschränkt haltbar {adj} sınırlı dayanıklı
0.003s



Nützliche Links

Deutsche Sprache

Türkische Sprache

Deutsche Grammatik

Türkische Grammatik

Duden online

Türk Dil Kurumu