17 direkte Treffer gefunden für: süzgeç


50 indirekte Treffer gefunden für: süzgeç

Deutsch Türkisch
die Abfiltrierung {sub} {f} süzgeçten geçirme
abseihen {v} süzgeçten geçirmek
absieben {v} [siebte ab, hat abgesiebt] süzgeçten geçirmek
die Abtropfbretter {sub} {pl} süzgeçler
die Brause {sub} {f} süzgeçli bahçe kovası
der Drosselkreis {sub} {m} süzgeç devresi
durchfiltern {v} süzgeçten gecirme
durchlaufen {v} [ich lief durch, ich habe durchgelaufen] süzgeçten geçmek
durchreiben {v} [ich rieb durch, ich habe durchgerieben] süzgeçten ezerek geçirmek
durchseihen {v} süzgeçten geçirmek
Entwässern am Sieb {sub} {n} süzgeçte suyunu boşaltmak
das Filteraggregat {sub} {n} süzgeç cihazı
die Filterasche {sub} {f} süzgeç külü
die Filterbatterie {sub} {f} süzgeç pili
der Filterbecken {sub} {m} süzgeç havuzu
die Filterbefestigung {sub} {f} süzgeç tespiti
die Filterbeladung {sub} {f} süzgeç doldurma
das Filterbett {sub} {n} süzgeç yatağı
das Filterblatt {sub} {n} süzgeç kâğıdı
der Filterbrunnen {sub} {m} süzgeçli su kuyusu
das Filterbrunnenaggregat {sub} {n} süzgeçli su kuyusu cihazı
das Filterelement {sub} {n} süzgeç elemanı
die Filterendplatte {sub} {f} süzgeç plakası
die Filtererde {sub} {f} süzgeç toprağı
die Filterfarbe {sub} {f} süzgeç rengi
die Filterfeinheit {sub} {f} süzgeç inceliği
das Filterglied {sub} {n} süzgeç öğesi
die Filterhöhe {sub} {f} süzgeç yüksekliği
die Filterhülse {sub} {f} süzgeç kovanı
der Filterkies {sub} {m} süzgeç kumu
filterlos {adj} süzgeçsiz
filtern {v} süzgeçten geçirmek
das Filterpapier {sub} {n} süzgeç kâğıdı
das Filterprogramm {sub} {n} süzgeç izlencesi
die Filterpumpe {sub} {f} süzgeçli basınç pompası
der Filterraum {sub} {m} süzgeç dairesi
die Filterröhre {sub} {f} süzgeç borusu
der Filterrüttler {sub} {m} süzgeç sallayıcı
die Filterschicht {sub} {f} süzgeç tablası
filtert [er, sie, es~] süzgeçten geçiriyor
filterte [er, sie, es~] süzgeçten geçirmişti
das Filtratpapier {sub} {n} süzgeç kâğıdı
der Filtratsack {sub} {m} süzgeç torbası
das Filtrattuch {sub} {n} süzgeç bezi
die Gaze {sub} {f} süzgeç teli
das Gazeband {sub} {n} süzgeçli şerit
das Koliertuch {sub} {n} süzgeç bezi
passieren {v} [passierte, ist passiert] süzgeçten geçirmek
die Perkolation {sub} {f} süzgeçten geçirme
perkolieren {v} [perkolierte, hat perkoliert] süzgeçten geçirmek
0.002s