Keine direkten Treffer gefunden für: süresi

Deutsch Türkisch

50 indirekte Treffer gefunden für: süresi

Deutsch Türkisch
abgelaufen {adj} [Pass] süresi dolmuş
abgelaufen {adj} süresi dolmuş
abgelaufener Pass süresi dolmuş pasaport
ablaufen {v} [lief ab, ist abgelaufen] süresi dolmak
auf unbefristete Zeit streiken süresiz grev yapmak
auf unbestimmte Zeit geschlossen süresiz kapalı
ausgedient haben {v} süresi geçmiş olmak
auslaufen {v} [Vertrag] süresi dolmak
befristen {v} [befristete, hat befristet] süresini belirlemek
betagter Wechsel süresi dolmuş senet
die Dauerbewilligung {sub} {f} süresiz onay
die Dauerbezugskarte {sub} {f} süresiz abonman kartı
durch [zeitlich] süresince
durchlaufend {adv} süresiz
ein Festangestellter süresiz eleman
erlöschen {v} [Frist: erlosch, ist erlöschen] süresi dolmak
fest angestellt {adj} süresiz işe alınmış
fest angestellt {adj} süresiz memuriyete alınmış
fristenlos {adj} süresiz
fristgebunden [Adv] süresi gelmemiş
fristgemäß [Adv] süresi içinde
fristgemäß [Adv] süresi içinde(ki)
fristgerecht {adj} süresi içinde
fristgerecht gekündigt {adj} süresine uygun çıkış verilmiş
fristgerecht kündigen {v} süresine uygun çıkış vermek
fristgerechte Kündigung {sub} {f} süresine uygun çıkış
fristzeitig {adj} süresi içinde
fällig {adj} süresi dolmuş
innert [schweiz.: innerhalb] süresinde
lebenslängliche Anstellung {sub} {f} süresiz işe alma
Rente mit unbestimmter Laufzeit {sub} {f} süresiz emeklilik
unbefristet {adj} süresiz
Unbefristete Aufenhaltserlaubnis {sub} {f} [juristisch] süresiz oturma izni
unbefristete Aufenthaltserlaubnis {sub} {f} [Juristisch] süresiz oturma izni
unbefristete Neueinstellung {sub} {f} süresiz yeni işe alma
unbefristete Nutzung {sub} {f} süresiz kullanım
unbefristete Ungültigkeit {sub} {f} süresiz geçersizlik
unbefristeter Arbeitsvertrag {sub} {m} süresiz çalışma sözleşmesi
unbefristeter Mietvertrag süresiz kira sözleşmesi
unbefristeter Streik {sub} {m} süresiz grev
unbefristeter Vertrag {sub} {m} süresiz anlaşma
unbefristetes Arbeitsverhältnis süresiz çalışma ilişkisi
verfallen {adj} [abgelaufen] süresi geçmiş
verfallen {adj} [nicht mehr gültig] süresi dolmuş
verfallen {v} [ungültig werden] süresi dolmak
verfallen {v} [Verfallsdatum: verfiel, hat verfallen] süresi dolmak
verstreichen {v} [Frist] süresi dolmak
während süresince
die Zeitarbeit {sub} {f} süresi sınırlı
die Abarbeitungszeit {sub} {f} yerine getirilme süresi
0.002s



Nützliche Links

Deutsche Sprache

Türkische Sprache

Deutsche Grammatik

Türkische Grammatik

Duden online

Türk Dil Kurumu