Keine direkten Treffer gefunden für: müddeti

Deutsch Türkisch

50 indirekte Treffer gefunden für: müddeti

Deutsch Türkisch
abgelaufen {adj} müddeti geçmiş
abgelaufene Police {sub} {f} müddeti geçmiş sigorta belgesi
abgelaufene Fahrkarte {sub} {f} müddeti geçmiş otobüs bileti
abgelaufene Garantie {sub} {f} müddeti geçmiş garanti
abgelaufene Investition {sub} {f} müddeti geçmiş yatırım
abgelaufener Scheck {sub} {m} müddeti geçmiş çek
abgelaufenes Billet {sub} {n} müddeti geçmiş bilet
abgelaufenes Billet {sub} {n} müddeti geçmiş pusula
abgelaufenes Patent {sub} {n} müddeti geçmiş patent
abgelaufenes Wertpapier {sub} {n} müddeti geçmiş hisse senedi
abgelaufene Wechsel {sub} {m} müddeti geçmiş değiştirme
ablaufen {v} [Frist, Vertrag] müddeti bitmek
ablaufen {v} [Frist] müddeti geçmek
die Altmedikamentenentsorgung {sub} {f} müddeti geçmiş ilaç imhası
am oder vor dem Verfalldatum müddeti bitinde veya önce
das Auslaufdatum {sub} {n} müddeti bitim tarihi
auslaufende Police {sub} {f} müddeti geçen sigorta policesi
caducus müddeti geçmiş
die Frist überschreiten {v} müddeti aşmak
etwas verfallen sein {v} müddeti geçmiş olmak
Frist verlängern {v} müddeti uzatmak
Frist verstreichen lassen müddeti geçirmek
die Fristverlängerung {sub} {f} müddeti temdit etme
das Fristversäumung {sub} {n} müddetin kaçırılması
für verfallen erklären {v} müddeti geçmiş olduğunu açıklamak
für verfallen erklärt werden {v} müddeti geçmiş olduğu açıklanmak
läuft ab [es~] müddeti bitiyor
nicht abgelaufen [Zeit] müddeti bitmemiş
nicht abgelaufen [Zeit] müddeti geçmemiş
Rechtsnachteil aufgrund des Ablaufs von Fristen {sub} {m} müddeti kaçırmadan doğan hukuki zarar
umsein {v} müddeti geçmek
verfallen {v} [Verfallsdatum: verfiel, hat verfallen] müddeti geçmek
verfallen lassen {v} müddeti geçirmek
verfallen sein {v} müddeti geçmıs olmak
verfallend {adj} müddeti geçen
verfallene Forderung {sub} {f} müddeti geçmiş talep
verfallene Police {sub} {f} müddeti gemi poliçe
die Verfallfrist {sub} {f} müddeti geçme zamanı
der Verfallmonat {sub} {m} müddeti geçme ayı
das Verfallrisiko {sub} {n} müddeti geçme riski
die Verfallszeit {sub} {f} müddeti bitme zamanı
die Verfallszeiten {sub} {pl} müddeti bitme zamanları
der Verfalltag {sub} {m} müddeti bitme günü
die Verfallzeit {sub} {f} müddeti bitme zamanı
die Verfallzeiten {sub} {pl} müddeti bitme zamanları
verjähren {v} [verjährte, ist verjährt] müddeti geçmek
verlängerbare Versicherung {sub} {f} müddeti uzatılabilir sigorta
Zahlung der fälligen Beträge {sub} {f} müddeti gelmiş aidatları ödeme
die Abbauzeit {sub} {f} işletme müddeti
die Abbindedauer {sub} {f} [Zement] donma müddeti
0.002s