1 direkte Treffer gefunden für: kenarı

Deutsch Türkisch
der Wegrand {sub} {m} kenarı

50 indirekte Treffer gefunden für: kenarı

Deutsch Türkisch
abfalzen {v} [falzte ab, hat abgefalzt] kenarı kıvırmak
abgezogene Kante einer Ziehklinge {sub} {f} kenarı düzlenmiş bir yontucu
abkanten {v} [auf Presse: kantete ab, hat abgekantet] kenarı kıvırmak
das Abkantloch {sub} {n} [einer Druckplatte] kenarı kıvrılan delik
an kenarına
an kenarında
das Anflanschen {sub} {n} kenarı bağlama
anflanschen {v} kenarı kıvırmak
anflanschend {adj} kenarı kıvıran
die Anflanschfläche {sub} {f} kenarı kıvrılan yüzey
beschneiden {v} [beschnitt, habe beschnitten: abkürzen] kenarı almak
die Bordierung {sub} {f} kenarı süsleme
der Bordürenstoff {sub} {m} kenarı şeritli kumaş
breitkrempig {adj} kenarı geniş
breitlappig {adj} kenarı geniş
breitrandig {adj} kenarı geniş
das Bördeln {sub} {n} kenarı kıvırma
bördeln {v} kenarı kıvırmak
den Rand abschneiden kenarı kesmek
die Kante abschlagen kenarı kırmak
die Kante abschleifen kenarı taşlamak
die Kante brechen kenarı kırmak
ein Raum, in dessen Ecke ein Bett stand kenarında yatak olan bir oda
die Einfassung {sub} {f} kenarı çevirme
eingesäumt {adj} kenarı kıvrık
einsäumen {v} kenarı kıvırmak
das Fertigbördeln {sub} {n} kenarı kıvırma
Fügen durch Bördeln {sub} {n} kenarı kıvırarak bağlamak
gebördelt kenarı kıvrılmış
goldgerändert {adj} kenarı altınlı
goldgerändertes Wertpapier {sub} {n} kenarı altın kaplı hisse senedi
im Auslauf der Kante {sub} {f} kenarın bitişinde
Kante plan kenarı düzgün
kantenperforiert {adj} kenarı deliklenmiş
die Kantenverschleifung {sub} {f} kenarı taşlayarak v.s. düzleme
die Kantenwelligkeit {sub} {f} kenarın dalgalı olması
der Kederstreifen {sub} {m} kenarı sertleştirilmiş şerit
randgenäht {adj} kenarı dikilmiş
die Randlochkarte {sub} {f} kenarı çentikli kart
die Randperforation {sub} {f} kenarı delikleme
randvoll eingießen {v} kenarına kadar doldurmak
randvoll sein {v} kenarına kadar dolu olmak
rundherum {adv} kenarında
säumen {v} [säumte, hat gesäumt] kenarı bastırmak
säumen {v} [säumte, hat gesäumt] kenarı kıvırmak
umbördeln {v} kenarı kıvırmak
umknicken {v} [knickte um, hat umgeknickt] kenarı bükmek
umknicken {v} [knickte um, hat umgeknickt] kenarı kıvırmak
umnähen {v} [umnähte, hat umnäht] kenarı bastırarak dikmek
umschlagen {v} [schlug um, hat umschlagen] kenarı bastırmak
0.002s