Keine direkten Treffer gefunden für: işleri

Deutsch Türkisch

50 indirekte Treffer gefunden für: işleri

Deutsch Türkisch
abgerichtet {ugs.} işleri yoluna koymuş
abrichten {v} [richtete ab, hat abgerichtet] işleri tıkırına sokmak
abrichten {v} [richtete ab, hat abgerichtet] işleri yoluna koymak
die Absatzflaute {sub} {f} işlerin kesat olması
Abwicklung der Geschäfte {sub} {f} işleri halletme
abwärts gehen işleri bozulmak
abwärts gehen {v} {ugs.} işleri bozulmak
Arbeiten nach außerhalb vergeben işleri dışarı vermek
beschicken {v} [beschickte, hat beschickt] işleri rayına sokmak
beschicken {v} [beschickte, hat beschickt] işleri yoluna koymak
die Dinge wieder ins Lot bringen {v} işleri tekrar yoluna koymak
die Wege ebnen {v} {ugs.} işleri kolaylaştırmak
Dinge laufen lassen {sub} {f} işleri oluruna bırakmak
Dinge schleifen lassen işleri gecikirmek
Dinge schwieriger machen işleri zorlaştirmak
die Eigengeschäftsführung {sub} {f} işlerin şahsi idaresi
Einstufung von Tätigkeiten {sub} {f} işleri sınıflandırma
etwas bleib an jemandem hängen {v} işlerin birisinin başına kalması
flott machen {v} işleri yoluna koymak
flottmachen {v} [umgangspsrachlich] işleri yoluna koymak
Führung der Geschäfte {sub} {f} işleri yönetme
Geschäfte ausführen {v} işleri yürütmek
Geschäfte führen {v} işleri yönetmek
Geschäfte in Schwung bringen {sub} {pl} işleri canlandırmak
Geschäfte leiten {v} işleri yönetmek
Geschäfte weiterführen {v} işleri devam ettirmek
Geschäfte wiederbeleben {v} işleri tekrar canlandırmak
geschäftlich erfolgreich sein {v} işlerinde başarılı olmak
die Geschäftsführung {sub} {f} işlerin yönetilmesi
die Hochsaison {sub} {f} işlerin en yoğun olduğu sezon
ich goss die Sahne in die Soße [umgangsprachlich] işleri karman çorman ettim
jemandes Hinterlassenschaft antreten {v} işlerini devam ettirmek
klargehen {v} {ugs.} işlerin yolunda olması
Lass die Dinge einfach laufen! işleri oluruna bırak
Meine Zeit ist sehr beansprucht işlerimden zaman kalmıyor
nach Stand der Dinge işlerin durumuna göre
normale gang der Dinge işlerin normal yürümesi
das Pech {sub} {n} işlerin ters gitmesi
Pech haben {v} işleri kötü gitmek
der Rückschlag {sub} {m} [Militär] işlerin bozulması
seine Angelegenheiten in Ordnung bringen işlerini yoluna koymak
seine Angelegenheiten ordnen işlerini düzene sokmak
seine Angelegenheiten vorantreiben işlerini ilerletmek
der Verrichtungsgehilfe {sub} {m} işlerin görülmesinde yardımcı kişi
wie am Schnürchen gehen {v} işleri saat gibi doğru işlemek
wissen wie der Hase läuft işlerin nereye varacağını önceden bilmek
die Abbrucharbeiten {sub} {pl} yıkma işleri
die Abbruchsarbeiten {sub} {pl} yıkım işleri
das Abbund {sub} {n} ağaç eşyaları monte işleri
die Abendnachrichten {sub} {pl} akşam havadisleri
0.001s



Nützliche Links

Deutsche Sprache

Türkische Sprache

Deutsche Grammatik

Türkische Grammatik

Duden online

Türk Dil Kurumu