5 direkte Treffer gefunden für: işin


77 indirekte Treffer gefunden für: işin

Deutsch Türkisch
Abgeltung hervorgehobener Tätigkeiten {sub} {f} işinde üstün başarı için ödeşme
Ablauf der Arbeit {sub} {m} işin akışı
die Ablenkverstärkerröhre {sub} {f} ışın saptırıcı elektronik lamba
Absaugpyrometer mit Strahlenschutz {sub} {n} ışınlardan koruma tertibatlı emme prirometresi
der Abschirmbeton {sub} {m} [Strahlung] ışınlardan koruma betonu
abservieren {v} [servierte ab, hat abservert] işinden çıkarmak
absetzen {v} [Beamten: setzte ab, hat abgesetzt] işinden çıkarmak
abstellen {v} [Mitarbeiter, für eine andere Aufgabe] işinden almak
das Aktinium {sub} {n} ışın saçan maden cinsi
allerdings {adv} işin doğrusu
als Entgelt für Ihre Tätigkeit {sub} {f} işiniz için ücret olarak
Amtes [des~ wegen] işinin gereği
Amtes [des~] işinin
an etwas Hand anlegen {v} işin ucundan tutmak
der Angelpunkt {sub} {m} işin temeli
angespannt [Person] işine sadık
der Arbeitsablauf {sub} {m} işin seyri
die Arbeitsablaufdarstellung {sub} {f} işin akım çizelgesi
das Arbeitsablaufdiagramm {sub} {n} işin akım diyagramı
das Arbeitsablaufdiagramm {sub} {n} işin akım çizgesi diyagramı
die Arbeitsablaufkarte {sub} {f} işin akım kartı
die Arbeitsablaufstudie {sub} {f} işin akım etüdü
die Arbeitsablaufstudie {sub} {f} işin akım incelemesi
der Arbeitsabschnitt {sub} {m} işin bir bülümü
die Arbeitsbelastung {sub} {f} işin ağırlığı
die Arbeitsflussdarstellung {sub} {f} işin akım çizelgesi
das Arbeitsflussdiagramm {sub} {n} işin akım diyagramı
das Arbeitsflussdiagramm {sub} {n} işin akım şeması
das Arbeitsflussdiagramm {sub} {n} işin akım çizgesi diyagramı
der Arbeitsflussplan {sub} {m} işin akım planı
arbeitslos werden {v} işini kaybetmek
der Arbeitsrückstand {sub} {m} işin geri kalması
das Arbeitsstück {sub} {n} işin bir parçası
die Arbeitszufriedenheit {sub} {f} işinden memnun olma
der Arbeitszyklus {sub} {m} işin dönmesi
das Ardomesser {sub} {n} ışınım
auf Bequemlichkeit aus sein işin kolay tarafına kaçmak
auf etwas anderes umsteigen {v} işini değiştirmek
auf gut Deutsch işin doğrusu
auf gut Deutsch işin doğrusu bu!
aufkündigen {v} [kündigte auf, hat aufgekündigt] işine son vermek
Auftragssumme {v} işin yekün bedeli
das Aufwärmen {sub} {n} ısınma
aufwärmen {v} [sich ~] ısınmak
das Aufwärmtraining {sub} {n} ısınma sporu
die Aufwärmübung {sub} {f} ısınma talimi
Augenbindehautentzündung durch Strahlen ışınların etkisiyle göz örtüsü iltihaplanması
aus dem Gröbsten heraus sein işin en güç tarafını atlatmış olmak
aus dem Gröbsten heraus sein işin zorunu geride bırakmak
Ausführung der Arbeit {sub} {f} işin yapılışı
ausgelernt {adj} işinin ehli
der Abstaststrahl {sub} {m} [TV] tarayıcı ışın
der Abstrahl {sub} {m} yansıyan ışın
abtastender Strahl {sub} {m} tarayıcı ışın
achsenparaller Strahl {v} paralell akslı ışın
das Aktinomyzin {sub} {n} aktinomisin
all dies ist deine Arbeit bütün bunlar senin işin
aschblond {adj} kül gibi sarışın
asymmetrischer Strahl {sub} {m} asimetrik ışın
axialer Strahl {sub} {m} eksenel ışın
beleuchtender Strahl {sub} {m} aydınlatan ışın
blauer Lichtstrahl {sub} {m} mavi ışın
der Blaustrahl {sub} {m} mavi ışın
blond {adj} sarışın
die Blonde {sub} {f} [Blondine] sarışın
der Blonder {sub} {m} sarışın
die blondeste {sub} {f} en sarışın
blondgefärbt {adj} boyalı sarışın
blondhaarig {adj} sarışın
blondhaarig [Frau] sarışın
die Blondine {sub} {f} sarışın
der Brennstrahl {sub} {m} fokal ışın
charakteristische Strahlung {sub} {f} karakteristik ışın
Da hast du Recht bunda haklısın
Das ist deine Sache! Bu senin işin
das musst du selber wissen bunu kendin bilmelisin
Das musst du selbst entscheiden [sinngemäß] buna kendin karar vermelisin
0.003s