23 direkte Treffer gefunden für: hiç


77 indirekte Treffer gefunden für: hiç

Deutsch Türkisch
absolut keiner hiçkimse
absolut nichts hiçbir şey
ahnungsloser Strohmann {sub} {m} hiçbir şeyden haberi olmayan kullanılan kişi
als ob nichts geschehen wäre hiçbir şey olmamış gibisine
Amen in Kirche hiç şüphesiz
an allem nörgeln hiçbir şeyden hoşlanmamak
an keiner Stelle hiçbir yerde
die Apsithyrie {sub} {f} hiç ses çıkaramama
die Ataraxie {sub} {f} [Med.] hiçbir heyecan veya zihin etkisiyle uyarılmayan ruh dinginliği
auf gar keinen Fall hiçbir şekilde
auf keine Weise hiçbir şekilde
Auf keinem System wird eine Änderung ausgeführt hiçbir sistemde değişiklik yapılmayacak
auf keinen Fall hiçbir suretle
auf keinen Fall hiçbir şekilde
auf keinen Widerstand stoßen hiçbir dirençle karşılaşmamak
auf keiner Karte eingezeichnet hiçbir karta çizili değil
auf keiner Karte verzeichnet hiçbir karta çizili değil
auf keiner Landkarte verzeichnet hiçbir haritada çizili değil
auf keiner Weise hiçbir şekilde
auf keinerlei Weise hiçbir surette
auf nichts hinauslaufen hiçbir şey getirmez
auf unschuldig machen {v} [unschuldig tun] hiçbir şeyden haberi yokmuş gibi davranmak
aufschluchzen {v} hıçkırarak ağlamak
aufweinen {v} hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlamak
aus dem Boden gestampft hiç yoktan yaratıldı
aus keinem Grunde hiçbir sebepten
ausbrechen {v} [brach aus, hat ausgebrochen] hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlamak
die Auswanderung {sub} {f} hicret
der Hidschra {sub} {m} hicret
Auswanderung des Propheten Mohammed von Mekka nach Medina hicret
Beginn der islamischen Zeitrechnung hicra
bei weitem nicht hiçbir şekilde
bemäkeln {v} [bemäkelte, hat bemäkelt] hiçbir şeyi beğenmemek
besser als gar nichts hiç yoktan iyi
besser als nichts hiç yoktan iyidir
besser spät als nie hiç yoktan iyidir
bis zum Sankt Nimmerleinstag hiçbir tarihte
Cotardsches Syndrom {sub} {n} hiççilik, yokçuluk
Da fragst du mich was! Hiç bilmediğim bir şeyi soruyorsun!
Da ist überhaupt nichts Geheimnisvolles daran hiç bir gizlilik yok
Da komme ich nicht mehr mit! hiçbir şey anlamıyorum
das hat nichts zu bedeuten hiç önemi yok
das ist gar nicht so übel hiç de fena değil
Das ist gar nicht übel hiç fena değil
Das ist jedenfalls etwas hiç yoktan iyi
das ist keine Frage hiç şüphe yok
der Dauerbrand {sub} {m} hiç söndürülmeden çalışma
die Dauerbrandbogenlampe {sub} {f} hiç söndürülmeyen ark lambası
dem steht nichts im Wege hiçbir engel yok
den, einen Schluckauf haben hıçkırığı olmak
den Schluckauf haben {v} hıçkırık tutmak
alles oder nichts ya hep ya hiç
Auftrag für alles oder nichts ya hep, ya hiç
beinahe nie hemen hemen hiç
chic {adv} ince
chic {adv} moda
chic {adv} yakışık
chic {adv} zarif
chic {adv} şık
chic chic {adj} gayet şık
Dies oder gar nichts ya bu ya hiç
dir nichts sana hiç
eine totale Null tam bir hiç
es geht um die Wurst ya hep, ya hiç
es geht ums Ganze ya hep ya hiç
fast gar nicht hemen hemen hiç
fast nie hemen hemen hiç
kaum noch hemen hemen hiç
Nichts als Klagen! şikâyetten başka hiç
nichts mehr başka hiç
nie zuvor daha önce hiç
nimmermehr artık hiç
noch lange nicht neredeyse hiç
noch längst nicht neredeyse hiç
noch nichts henüz hiç
noch nie şimdiye kadar hiç
die Null {sub} {f} [ugs.: Versager] hiç oğlu hiç
0.003s