Keine direkten Treffer gefunden für: hakkı

Deutsch Türkisch

50 indirekte Treffer gefunden für: hakkı

Deutsch Türkisch
abgelten {v} [Geld: galt ab, hat abgegolten] hakkı ödemek
abgeltend {adj} hakkı ödenen
die Abtretung {sub} {f} [Juristisch] hakkından vazgeçme
der Abtretender {sub} {m} hakkı çüncü şahsa devereden
Abtretung eines Anrechts {sub} {f} hakkından vazgeçme
das Anrecht {sub} {n} hakkı olma
Anspruch abtreten {v} hakkından feragat etmek
Anspruch anerkennen {v} hakkı tanımak
Anspruch anmelden {v} hakkı talep etmek
Anspruch aufgeben {v} hakkından vazgeçmek
Anspruch aufrechterhalten {v} hakkında ısrar etmek
Anspruch befriedigen {v} hakkı vermek
Anspruch begründen {v} hakkı ispatlamak
Anspruch durchsetzen {v} hakkı almak
Anspruch einreichen {v} hakkı talep etmek
Anspruch erfüllen {v} hakkı ifa etmek
Anspruch erfüllen {v} hakkı yerine getirmek
Anspruch fallenlassen {v} hakkından vazgeçmek
Anspruch geltend machen {v} hakkı talep etmek
die Anspruchsbefriedigung {sub} {f} hakkı verme
die Anspruchsverjährung {sub} {f} hakkın zaman aşımı
das Anwesenheitsgeld {sub} {n} hakkıhuzur
auf der Seite des Rechts hakkın yanında
auf die er Anspruch hat hakkı olan şeyde
auf sein Recht pochen {v} hakkında ısrar etmek
auf sein Recht verzichten {v} hakkından feragat etmek
Ausschlagung eines Rechtes {sub} {f} [Rechtswissenschaft] hakkından cayma
beanspruchen {v} hakkı olmak
beanspruchend {adj} hakkı olan
belehren {v} [belehrte, hat belehrt] hakkı ihtar etmek
die Belehrung {sub} {f} hakkı ihtar etme
berechtigt {adj} hakkı olan
beschwatzen {v} [beschwatzte, habe beschwatzt] hakkında atıp tutmak
betreffend {adj} hakkında
betreffs [Präposition] hakkında
bewältigen {v} [Schwierigkeit: bewältigte, hat bewältigt] hakkından gelmek
bzgl. {adj} [bezüglich] hakkında
bezüglich {adj} hakkında
billigermaßen {adv} hakkıyla
billigerweise {adv} hakkıyla
dahin gestellt sein lassen {v} hakkında karar vermek
darüber {adv} hakkında
davon {adv} hakkında
die Diäten {sub} {pl} [Politik] hakkı huzur
die Eigenhilfe {sub} {f} hakkı kendisi arama
einen Anspruch befriedigen hakkı vermek
einer Sache Herr werden hakkından gelmek
entlohnen {v} hakkı para ile vermek
die Entrechtung {sub} {f} hakkı elinden alma
das Erlöschen {sub} {n} [rechtswissenschaftlich] hakkın düşmesi
0.002s