2 direkte Treffer gefunden für: gerçeği


50 indirekte Treffer gefunden für: gerçeği

Deutsch Türkisch
Ablehnung der Wirklichkeit {sub} {f} gerçeğin reddi
Anspruch auf Wahrheit {sub} {m} gerçeği bilme hakkı
die Tatsache eingestehen {v} gerçeği itiraf etmek
die Tatsache ändern gerçeği değiştirmek
die Wahrheit bestätigen gerçeği tasdiklemek
die Wahrheit beweisen {v} gerçeği ispat etmek
die Wahrheit erfahren {v} gerçeği duymak
die Wahrheit erkennen {v} gerçeği görmek
die Wahrheit ermitteln gerçeği tespit etmek
die Wahrheit finden gerçeği bulmak
die Wahrheit herausfinden gerçeği bulmak
die Wahrheit nicht erkennen wollen {v} gerçeği tanımak istememek
die Wahrheit sagen {v} gerçeği söylemek
die Wahrheit suchen {v} gerçeği aramak
die Wahrheit unterdrücken {v} gerçeği gizlemek
die Wahrheit verbergen {v} gerçeği gerçeği
die Wahrheit verdrehen {v} gerçeği saptırmak
die Wahrheit verfälschen {v} gerçeği saptırmak
die Wahrheit verzerren {v} gerçeği çarpıtmak
ehrlich gesagt gerçeği söylemek gerekirse
eingedenk der Tatsache gerceğin hatırlanması
er hat sich mit der Tatsache abgefunden gerçeği kabullendi
er nimmt es hier mit der Wahrheit nicht ganz so genau gerçeği söylemeye pek uymuyor
Farbe bekennen {v} {ugs.} gerçeği söylemek
Feststellung der Todesursache {sub} {f} gerçeği soruşturma
für die Tatsache stehen gerçeği savunmak
hinter die Wahrheit kommen {v} gerçeği öğrenmek
ich setze diese Tatsache als bekannt voraus gerçeğin bilindiğini kabul ediyorum
keine farbe bekennen {v} gerçeği söylememek
mit der Wahrheit herausplatzen {v} gerçeği aniden söylemek
mit der Wahrheit herausrücken {v} {ugs.} gerçeği açıklamak
nach der Wahrheit forschen {v} gerçeği araştırmak
nach der Wahrheit suchen {v} gerçeği aramak
nackte Wahrheit gerçeğin ta kendisi
der Naturalismus {sub} {m} gerçeğin doğa ile açıklanması
pure Wahrheit gerçeğin ta kendisi
die Realitätsleugnung {sub} {f} gerçeği inkar etme
die Realitätsleugnung {sub} {f} gerçeği yadsıma
reine Wahrheit gerçeğin ta kendisi
schwindeln {v} [schwindelte, hat geschwindelt] gerçeği saklamak
um die Wahrheit zu sagen gerçeği söylemek gerekirse
Verbergen der Wahrheit {sub} {n} gerçeği saklamak
die Verblendung {sub} {f} gerçeği görememe
Verdrehung der Wahrheit {sub} {f} gerçeği saptırmak
Verfälschung der Wahrheit {sub} {f} gerçeği taklit etme
Wahrheit entstellen gerçeği çarpıtmak
Wahrheit sagen gerçeği söylemek
Wahrheit sprechen gerçeği söylemek
die Wahrheitserinnerung {sub} {f} gerçeği hatırlama
der Wahrheitssinn {sub} {m} gerçeğin hangisi olduğunu fark edebilme
0.002s



Nützliche Links

Deutsche Sprache

Türkische Sprache

Deutsche Grammatik

Türkische Grammatik

Duden online

Türk Dil Kurumu