25 direkte Treffer gefunden für: eğilim


50 indirekte Treffer gefunden für: eğilim

Deutsch Türkisch
Abweichung im Trend {sub} {f} eğilim sapması
affektioniert eğilimli
belieben {v} [beliebte, hat beliebt] eğilimi olmak
berufen {adv} eğilimli
die Biegung {sub} {f} eğilime
die Faibles {sub} {pl} eğilimler
geneigt {adj} eğilimli
geneigte Fläche {sub} {f} eğilimli yüzey
hinneigen {v} eğilimi olmak
keine Trendwende abzusehen eğilimde dönüş görünmüyor
Neigung der Waage {sub} {f} eğilim balansı
richtungslos {adj} eğilimsiz
die Schrägachse {sub} {f} [an Hydraulikpumpe] eğilimli eksen
das Schulschiff {sub} {n} eğilim gemisi
die Schulschiffe {sub} {pl} eğilim gemileri
die Strömungen {sub} {pl} [Tendenz] eğilimler
der Tendenzbetrieb {sub} {m} eğilim işletme
die Tendenzen {sub} {pl} [Neigung] eğilimler
tendenziell {adj} eğilime göre
tendenziös {adj} eğilimli
die Tendenzwende {sub} {f} eğilimde değişim
tendieren {v} [tendierte, hat tendiert] eğilim göstermek
die Trendanalyse {sub} {f} eğilim çözümleme
der Trendanzeiger {sub} {m} eğilim göstergesi
die Trendbeobachtung {sub} {f} eğilim takibi
die Trendlinie {sub} {f} eğilim çizgisi
die Trends {sub} {pl} eğilimler
die Trendwende {sub} {f} [Politik] eğilimde dönüş
der Trendwendefaktor {sub} {m} eğilimde dönüş faktörü
die Trennanalyse {sub} {f} eğilim analizi
umorientieren {v} eğilimini değiştirmek
die Umorientierung {sub} {f} eğilimini değiştirme
zuneigen {v} [neigte zu, hat zugeneigt] eğilim duymak
zuneigen {v} [neigte zu, hat zugeneigt] eğilim göstermek
zuneigend {adj} eğilim gösteren
Zuneigung erweckend {adj} eğilim uyandıran
Aber eigentlich ist mir gar nicht danach ancak buna hiç istekli değilim
abnehmende Tendenz {sub} {f} azalan eğilim
abwärtsgerichteter Trend {sub} {m} düşüş gösteren eğilim
allgemeine Tendenz {sub} {f} genel eğilim
allgemeiner Trend {sub} {m} genel eğilim
analytischer Trend {sub} {m} analitik eğilim
animale Tendenz {sub} {f} hayvanca eğilim
ausgeprägte Tendenz {sub} {f} göze batan eğilim
die Berufung {sub} {f} [innere] içten eğilim
Bin mir jetzt absolut unsicher [ich~] şu an hiç emin değilim
bin nicht [ich~] ben değilim
Da wäre ich mir nicht so sicher bundan emin değilim
die Daknomanie {sub} {f} ısırma veya öldürmeye hastalık derecesinde eğilim
Das muss ich nicht machen bunu yapmaya mecbur değilim
0.003s