23 direkte Treffer gefunden für: dran


50 indirekte Treffer gefunden für: dran

Deutsch Türkisch
dran bleiben {v} {ugs.} peşinde durmak
dran glauben müssen {v} inanmak zorunda olmak
dran glauben müssen {v} {ugs.} olduğu gibi kabullenmek
dran sein {v} [am Gegner dranbleiben] (birisinin) peşinde olmak
dran sein {v} {ugs.} [bestraft werden, fällig sein] cezalandırılmak
dran sein {v} {ugs.} [am Gegner dranbleiben] sırada olmak
dran sein {v} [übel~] kötü durumda olmak
dranbleiben {v} [am Gegner dranbleiben] (birisinin) peşinde olmak
dranbleiben {ugs.} peşinde durmak
drang [er, sie, es~] içine nüfuz etmişti
drang [er, sie, es~] sıkıştırmıştı
drang [er, sie, es~] ısrar etmişti
der Drang {sub} {m} [Antrieb] teşvik
der Drang {sub} {m} [Eile] acele
der Drang {sub} {m} [Hang] eğilim
der Drang {sub} {m} acil
der Drang {sub} {m} arzu
der Drang {sub} {m} baskı
der Drang {sub} {m} basınç
der Drang {sub} {m} büyük arzu
der Drang {sub} {m} dürtü
der Drang {sub} {m} güdü
der Drang {sub} {m} heves
der Drang {sub} {m} impuls
der Drang {sub} {m} ivedi
der Drang {sub} {m} saik
der Drang {sub} {m} sevk
der Drang {sub} {m} sıkıntı
der Drang {sub} {m} sıkıştırma
der Drang {sub} {m} tahrik
der Drang {sub} {m} tazyik
der Drang {sub} {m} yoğun güdü
der Drang {sub} {m} şiddetli arzu
drang {v} s. dringen
drang ein [er, sie, es~] içine girmişti
Drang haben {v} sıkışmak
Drang zum Essen yemek yeme arzusu
Drang zur Freiheit özgürlük arzusu
drangen [sie~] ısrar etmişlerdi
die Dranghandlung {sub} {f} güdüsel davranış
die Dranghandlung {sub} {f} impulsif davranış
die Drangsal {sub} {f} azap
die Drangsal {sub} {f} eziyet
die Drangsal {sub} {f} işkence
die Drangsal {sub} {f} meşakkat
die Drangsal {sub} {f} sıkıntı
die Drangsal {sub} {f} zahmet
die Drangsal {sub} {f} zulüm
das Drangsalieren {sub} {n} işkence çektirme
das Drangsalieren {sub} {n} sıkıntı verme
0.002s