1 direkte Treffer gefunden für: dich

Deutsch Türkisch
dich [Pronomen] seni

77 indirekte Treffer gefunden für: dich

Deutsch Türkisch
Dich hat niemand gefragt sana soran olmadı
dich juckt es wohl dayak istiyorsun!
dich juckt es wohl galiba kaşınıyorsun
Dich meine ich seni kastediyorum
dich selbst senin kendini
das Dichlorathylen {sub} {n} diklor etilen
das Dichlorid {sub} {n} diklorür
das Dichlormethan {sub} {n} diklormetan
dichotom {adj} ikili
die Dichotomie {sub} {f} ikililik
die Dichotomie {sub} {f} ikiye bölünme
die Dichotomie {sub} {f} suçların ikiye bölünmesi
dichotomisch {adj} iki bölümlü
dichotomisch {adj} ikiye bölünmüş
dichotomische Gliederung {sub} {f} iki bölümlü sıralama
dichotomische Klassifikation {sub} {f} iki bölümlü sınıflara ayırma
dichotomische Suche {sub} {f} iki bölümlü arama
dichotomische Unterteilung {sub} {f} iki bölümlü ayırım
dichotomisches Suchen {sub} {n} ikili arama
der Dichroismus {sub} {m} bazı kristallerin bakış açısına göre renk değiştirmesi
der Dichroismus {sub} {m} iki renklilik
dichroitisch {adj} iki renkli
dichroitische Filter {sub} {pl} iki renkli filtreler
dichroitische Flüssigkristallschicht {sub} {f} iki renkli sıvı tabakası
dichroitische Schicht {sub} {f} iki renkli tabaka
dichroitischer Filter {sub} {m} iki renkli filtre
die Dichromasie {sub} {f} bir rengi farklı algılama
die Dichromasie {sub} {f} rengin farklı görünmesi
die Dichromasie {sub} {f} çiftrenkçillik
das Dichromat {sub} {n} zehirli krom asidi tuzu
dichromatisch {adj} iki renkli
das Dichroskop {sub} {n} iki renkliliği ölçen alet
dicht {adj} geçirmez
dicht {adj} katı
dicht {adj} kesif
dicht {adj} su geçmez
dicht {adj} sık
dicht {adj} sıkı
dicht {adj} sızdırmaz
dicht {adj} sızmaz
dicht {adj} yan yana
dicht {adj} yekpare
dicht {adj} yoğun
dicht {adj} çok
dicht {adj} çok yakın duran
dicht {adv} [~ bei] -in çok yakınında
dicht [Gebüsch, Haar, Gewebe] gür
dicht [ugs.: betrunken] tam sarhoş
dicht [ugs.: unter Alkohol- oder Drogeneinfluss] içip kendinden geçmiş
dicht, direkt, genau daneben hemen yanında
dicht, direkt, genau neben jemandem, etwas sein birisinin,bir şeyin hemen yakınında olmak
behalte das für dich bu sırrı sakla
Brief für dich [ein~] senin iҫin mektup
das ist eine Nummer zu groß für dich bu senin boyunu aşar
der Satz geht an dich bu cümle sana hitap ediyor
Die Welt dreht sich auch ohne dich hayat sensizde devam eder
du enthieltest dich çekimser kalmıştın
Du genierst dich utanıyorsun
du weigerst dich reddeiyorsun
er mag dich seni seviyor
es geht nicht um dich seninle alâkası yok
es geht nicht um dich konu sen değilsin
es tut mir so leid für dich sana çok üzülüyorum
für dich senin için
gilt nicht für dich [es~] senin için geçerli değil
hüte dich sakın aklından çıkarma
ich brauche dich sana ihtiyacım var
ich denke an dich [Präposition] seni düşünüyorum
ich denke die ganze Zeit an dich hep seni düşünüyorum
ich glaube, der ist scharf auf dich zannedersem o seni çok arzuluyor
ich habe Lust auf dich sana hevesliyim
ich hasse dich senden nefret ediyorum
ich küsse dich seni öpüyorum
ich mag dich senden hoşlanıyorum
ich mag dich seni beğeniyorum
ich vermisse dich seni özlüyorum
ich warte auf dich seni bekliyorum
0.003s