22 direkte Treffer gefunden für: bütün


50 indirekte Treffer gefunden für: bütün

Deutsch Türkisch
abendlang bütün akşam
die Additionalität {sub} {f} bütünleyicilik
alle Bücher bütün kitaplar
all das bütün bunlar
all das Ganze bütün hepsi
all das bedeutet nichts bütün bunlar bir şey ifade etmez
all das Geld bütün bu para
all das Gerede bütün bu konuşmalar
all das Getue bütün bu yapılanlar
all das ist seine Mache bütün bunlar onun işi
all das ist Unsinn bütün bunlar saçma
all die entzückenden Dinge bütün bu tatlı şeyler
all die romantischen Urlaubsorte bütün romantik tatil yerleri
all die schmutzigen Details bütün bu kirli detaylar
all dies Gerede bütün bu konuşma
all dies ist deine Arbeit bütün bunlar senin işin
Du bist für all das schuld bütün bu olanlara sebep sensin
all diese Bücher bütün bu kitaplar
all diese Vorbereitungen bütün bu hazırlıklar
All Ihre Auslagen bütün masraflarınız
all sein Geld ausgeben {v} bütün parasını harcamak
all seine Hoffnungen auf etwas setzen {v} bütün umutlarını bir şeye bağlamak
all seine Hoffnungen in jemanden setzen {v} bütün umutlarını birisine bağlamak
all seine Kräfte einsetzen {v} bütün kuvvetini vermek
all unsere Pläne gingen daneben bütün planlarımız suya düştü
Allachsantrieb [Allradantrieb] bütün dört tekerleklerin tahriki
alldeutsch {adj} bütün almanları kapsayan
alle angefallenen Spesen bütün gerekli masraflar
alle Auslagen {sub} {pl} bütün masrfalar
alle Bohrungen sind durchgehend bütün delikler sonsuz
Alle Busse halten hier bütün otobüsler burda durur
Alle Dateien {sub} {pl} bütün dosyalar
Alle derartigen Versuche schlugen fehl bütün bu denemeler baısldu
alle die bütün herkes
alle Fakten aufdecken {v} bütün gerçekleri açığa çıkarmak
alle Faktoren berücksichtigen bütün faktörleri göz önünde bulundurmak
alle Frauen {sub} {pl} bütün kadınlar
Alle Funktionen bütün fonksiyonlar
alle Gäste {sub} {pl} bütün misafirler
alle Jungen {sub} {pl} bütün oğlanlar
alle Kinder waren betroffen bütün çocuklar etkilendi
alle mein Sorgen bütün kaygılarım
alle mein Sorgen bütün üzüntülerim
alle Menschen sind gleich bütün insalar eşittir
alle Minister {sub} {pl} bütün bakanlar
alle Mitglieder {sub} {pl} bütün üyeler
alle Mühe war umsonst bütün zahmet boşunaydı
Alle Tanks sollten geerdet sein bütün tankların toprağa bağlanması lâzım
alle Trümpfe ausspielen bütün kozlarını kullanmak
alle unsere Arbeiter sind qualifiziert bütün işçilerimiz kalifiyedir
0.002s



Nützliche Links

Deutsche Sprache

Türkische Sprache

Deutsche Grammatik

Türkische Grammatik

Duden online

Türk Dil Kurumu