Keine direkten Treffer gefunden für: alıp

Deutsch Türkisch

77 indirekte Treffer gefunden für: alıp

Deutsch Türkisch
Abhol- und Zustellservice {sub} {m} alıp götürme ve teslim etme servisi
die Abholadresse {sub} {f} alıp götürme adresi
der Abholauftrag {sub} {m} alıp götürme siparişi
die Abholberechtigung {sub} {f} alıp götürme hakkı
abholbereit alıp götürmeye hazır
das Abholdatum {sub} {n} alıp götürme tarihi
der Abholdienst {sub} {m} alıp götürme hizmeti
abholen {v} [holte ab, hat abgeholt] alıp getirmek
abholen {v} [holte ab, hat abgeholt] alıp götürmek
abholen lassen {v} alıp götürtmek
abholend {adj} alıp götüren
der Abholer {sub} {m} alıp götürücü
das Abholfach {sub} {n} alıp götürme çekmecesi
die Abholgebühr {sub} {f} alıp götürme harcı
das Abholgeschäft {sub} {n} alıp götürme işi
der Abholgroßmarkt {sub} {m} alıp götürülen toptancı pazarı
die Abholklausel {sub} {f} alıp götürme hükmü
die Abholphase {sub} {f} alıp götürme safhası
das Abholrestaurant {sub} {n} alıp götürme restoranı
der Abholschein {sub} {m} alıp götürme kâğıdı
der Abholservice {sub} {m} alıp götürme servisi
der Abholtermin {sub} {m} alıp götürme termini
die Abholung {sub} {f} alıp götürme
Abholung und Anlieferung {sub} {f} alıp götürme ve yerine teslim etme
Abholungs- alıp götürme-
der Abholungsauftrag {sub} {m} alıp götürme siparişi
die Abholzeit {sub} {f} alıp götürme zamanı
der Abholzettel {sub} {m} alıp götürme kâğıdı
abschwemmen {v} [schwemmte ab, hat abgeschwemmt] alıp götürmek
die Aliphate {sub} {pl} yağ asitleri
aliphatisch {adj} alifatik
aliphatisch {adj} şahmi
aliphatische Aldehyde {sub} {pl} şahmi aldehidler
aliphatische Alkohole {sub} {pl} şahmi alkolik maddeler
aliphatische Kohlenwasserstoffe {sub} {pl} alifatik karbondioksitler
aliphatische Lösemittel {sub} {n} şahmi çözücü
aliphatische Säure {sub} {f} şahmi asit
aliphatische Säuren {sub} {f} şahmi asitler
aliphatische Verbindung {sub} {f} yağ asidi
aliphatische Verbindungen {sub} {pl} [Naturwissenschaft] yağ asitleri
aliphatische Verbindungen {sub} {pl} yağ asitleri
aliphatischer Verdünner {sub} {m} şahmi inceltici
aliphatisches Keton {sub} {n} alifatik keton
die Anleihe {sub} {f} alıp kullanma
apportieren {v} alıp getirmek
aufräumen {v} [räumte auf, hat aufgeräumt] alıp götürmek
davontragen {v} alıp götürmek
davontragend {adj} alıp götüren
entrücken {v} alıp götürmek
fortgeschafft [er, sie, es hat~] alıp başka yere götürdü
fortholen {v} [wegholen] alıp getirmek
Abbildung {v} kalıp
abgedroschen {adj} [Worte] basmakalıp
abgegriffen basma kalıp
die Abgussform {sub} {f} kalıp
der Antragsteller {sub} {m} talip
der Anwärter {sub} {m} talip
arrogante Sieger {sub} {pl} kasıntılı galip
der Ausbund {sub} {m} kalıp
der Besieger {sub} {m} galip
die Betonschalung {sub} {f} beton kalıp
der Bewerber {sub} {m} talip
die Bewerberin {sub} {f} [weiblich] talip
der Bezwinger {sub} {m} galip
das Bildmuster {sub} {n} kalıp
die Bildspur {sub} {f} kalıp
das Binärmuster {sub} {n} ikili kalıp
die Blechform {sub} {f} teneke kalıp
das Brandeisen {sub} {n} hayvana damga vurmada kullanılan demir kalıp
die Bretterverschalung {sub} {f} tahta kalıp
eindeutiger Sieger {sub} {m} açık galip
die Einsatzmatrize {sub} {f} değiştirilebilir kalıp
die Eisenform {sub} {f} demir kalıp
floskelhaft {adj} basmakalıp
die Form {sub} {f} kalıp
die Formel {sub} {f} kalıp
der Former {sub} {m} kalıp
0.002s