17 direkte Treffer gefunden für: Haus


77 indirekte Treffer gefunden für: Haus

Deutsch Türkisch
die Hauespitze {sub} {f} kazma ucu
Haus abreißen {v} ev yıkmak
Haus am Golfplatz {sub} {m} golf yerinde ev
Haus am Meer {sub} {n} deniz kenarında ev
Haus an der Küste {v} deniz kıyısında ev
Haus aus Holz {sub} {n} ağaçtan ev
Haus aus Stein {sub} {n} taştan ev
Haus belagern {sub} {n} evi işgal etmek
Haus der Jugend {sub} {n} gençler evi
Haus der Kindheit {sub} {n} çocukluk evi
Haus der offenen Tür {sub} {n} [Jugendfreizeitstätten] gençler için boş zamanları değerlendirme yerleri gibi kapıları herkese açık bir kuruluş
Haus der offenen Tür {sub} {n} halka açık ev
Haus des Herrn {sub} {n} erkekler evi
Haus eindecken {v} evin çatısını kapamak
Haus eindecken {v} evi kaplamak
Haus eindecken {v} evi örtmek
Haus einrichten {v} evi düzmek
Haus für Sozialschwäche {sub} {n} güçsüzler evi
Haus hüten {v} evde kalmak
Haus hüten {v} evden bir yere gitmemek
Haus hüten {v} evi beklemek
Haus in dem ein Schatz lagert {sub} {n} ziynet eşyası depolanmış ev
Haus ist aus Beton gebaut {sub} {n} ev betondan yapılmış
Haus ist immer unordentlich {sub} {n} ev sürekli dağınık
Haus ist unweit des Stadtzentrums {sub} {n} sehir merkezine yakın ev
Haus ist voller Kinder {sub} {n} ev çocuk dolu
Haus mit 3 Stockwerken {sub} {n} üç katlı ev
Haus mit flachem Dach {sub} {n} alçak çatılı ev
Haus mit Luxusapartments {sub} {n} lüks daireli ev
Haus ohne Baugenehmigung {sub} {n} gecekondu
Haus und Herd ev ve ocak
Haus und Wohnraum {sub} {n} ev ve ikamet mekânı
Haus verlassen dışarı çıkmak
Haus verlassen sokağa çıkmak
Hausvoll ev dolusu
Haus voll ev dolu
Haus voll mit {sub} {n} ev …ile dolu
Haus voller Reichtümer {sub} {n} değerli eşyalar dolu ev
Haus von Außen {sub} {n} evin dışarısı
Haus von Denkmalcharakter {sub} {n} abide karekterinde ev
Haus von gutem Ruf {sub} {n} iyi nami olan ev
Haus von ordentlicher Größe {sub} {n} oldukça büyük ev
Haus von ziemlicher Größe {sub} {n} bayağı büyük ev
Haus zu verkaufen {sub} {n} ev satılık
Haus zu verkaufen {sub} {n} satılık ev
Haus zu verpachten {sub} {n} kiralık ev
haus zum beben bringen {sub} {n} evi sallamak
Haus- ev-
Haus- und Geschäftsräume {sub} {pl} ev- ve ticari odalar
Haus- und Grundstücksbesitzer {sub} {n} konut ve arsa sahibi
Haus-und so {sub} {n} ev falan
abgelegenes Haus {sub} {n} sapa yerde ev
Abgeordnete im Oberhaus {sub} {pl} [England] lordlar kamarasının milletvekilleri
Abgeordnete im Repräsentantenhaus {sub} {pl} temsilciler meclisinin milletvekilleri
Abgeordnete im Unterhaus {sub} {pl} avam kamarasında mebuslar
das Abgeordnetenhaus {sub} {n} parlamento
das Abgeordnetenhaus {sub} {n} [in der Türkei] (Türkiye`de) Büyük Millet Meclisi
das Abrechnungshaus {sub} {n} takashane
das Abrisshaus {sub} {n} enkaz
das Abrisshaus {sub} {n} yıkık ev
das Abrisshaus {sub} {n} yıkıntı
das Adelshaus {sub} {n} asil hanesi
das Affenhaus {sub} {n} [Zoo] hayvanat bahçesinde maymuna göre yapılmış ev
das Affenhaus {sub} {n} maymunların kaldığı bina
akademisches Lehrkrankenhaus {sub} {n} akademik eğitim hastahanesi
akademisches Lehrkrankenhaus {sub} {n} akademik öğrenim hastahanesi
das Akutkrankenhaus {sub} {n} acil hastahane
das Akutkrankenhaus {sub} {n} akut hastahane
das Akzept-Haus {sub} {n} kabul evi
allein stehendes Haus {sub} {n} müstakil ev
alleinliegendes Haus {sub} {n} tek başına ev
alleinstehendes Bauernhaus {sub} {n} tek başına çiftlik evi
allgemeines Krankenhaus {sub} {n} genel hastahane
das Allgemeinkrankenhaus {sub} {n} genel hastahane
das Altenteilerhaus {sub} {n} yaşlı barındırma evi
altes Gasthaus {sub} {n} eski misafir evi
altes Haus {sub} {n} eski arkadaş!
0.003s