12 direkte Treffer gefunden für: üzerinde


50 indirekte Treffer gefunden für: üzerinde

Deutsch Türkisch
abgemachte Sache {sub} {f} üzerinde anlaşılmış bir şey
abgemachter Preis {sub} {m} üzerinde anlaşılan fiyat
als sprechen wir üzerinden konuşuyormuşuz gibi
die Ammenstämme {sub} {pl} [verrottende Baumstämme, auf denen junge Bäume sprießen] üzerinde taze filizler çıkan ağaç kökü
anhaben {v} [Kleider] üzerinde olmak
Anspruch erheben auf üzerinde hak iddia etmek
Anspruch haben auf {v} üzerinde hakkı olmak
das Arbeitsteil {sub} {n} üzerinde çalışılan parça
aufliegen {v} [auf etwas sein] üzerinde durmak
aufliegen {v} [lag auf, hat aufgelegen] üzerinde bulunmak
aufliegen {v} [lag auf, hat aufgelegen] üzerinde durmak
der Auflieger {sub} {m} üzerinde duran
die Aufliegerplatte {sub} {f} üzerinde duran levha
die Aufliegerstütze {sub} {f} [Sattelauflieger] üzerinde duran semer mesnedi
befahren {v} [Straße: befuhr, hat befahren] üzerinden taşıt ile geçmek
die Befahrung {sub} {f} üzerinden geçiş
die Befahrung {sub} {f} üzerinden geçme
befliegen {v} [Strecke] üzerinden uçmak
begehbar {adj} üzerinde yürünebilir
begehbar {adj} üzerinden geçilebilir
die Begehbarkeit {sub} {f} üzerinde yürünebilirlik
begehen {v} [beging, hat begangen] üzerinde yürümek
begehend {adj} üzerinde yürüyen
Begehkanal {adj} üzerinde yürüme kanalı
die Begehung {sub} {f} üzerinde yürüme
bei sich haben üzerinde olmak
betonen {v} [betonte, hat betont] üzerinde durmak
Dach mit darüberliegendem Isoliermaterial {sub} {n} üzerinde izole malzemesi olan çatı
diskutierbar {adj} üzerinde konuşulabilir
durchqueren {v} [ich durchquerte, ich habe durchquert] üzerinden geçip gitmek
durchquerend {adj} üzerinden geçip giden
durchquert üzerinden geçip giden
die Durchquerung {sub} {f} üzerinden geçme
der Eisstand {sub} {m} üzerindeki buz kütlesinden dolayı akarsuyun hareketinin durması
entlasten {v} üzerinden yükünü almak
erdenken {v} üzerinde düşünerek icat etmek
es hat was auf sich üzerinde bir şey var
herumtrampeln {v} üzerinde tepinmek
hinüber {adj} üzerinden
Ist es begehbar? üzerinden gidilirmi?
jemandem zusetzen {v} {ugs.} üzerinde baskı kurmak
jähren, sich {v} üzerinden bir yıl geçmek
kaum der Rede wert üzerinde konuşmaya değmez
die Kniestockwand {sub} {f} üzerinde çatı duran duvar
Konto mit Habensaldo {sub} {n} üzerinde para olan hesap
lag auf [es~] üzerindeydi
leichthin {adv} üzerinde düşünmeden
mit einem Zettel versehen üzerinde bir kâğıt bulunan
mit einem zusätzlichen Vermerk versehen üzerinde ek notu olan
nachforschen {v} [forschte nach, hat nachgeforscht] üzerinde araştırma yapmak
0.003s