5 direkte Treffer gefunden für: Klette


61 indirekte Treffer gefunden für: Klette

Deutsch Türkisch
Klette (Filzige~) {sub} {f} [Articum tumentosum] Pıtrak (Tüylü), Tüylü Dulavratotu
Klette (Große~) {sub} {f} [Articum lappa, A. majus, A. Major, A. vulgare] Pıtrak, Büyük Dulavratotu
Klette (Kleine~) {sub} {f} [Articum minus] Pıtrak (Küçük), Dulavratotu
Klette (Spitz~) {sub} {f} [Xanthium strumarium] Pıtrak (Sivri)
die Kletten {sub} {pl} pıtraklar
kletten {v} yünün pıtrağını çıkarmak
das Kletten-Labkraut {sub} {n} [Galium aparine] Yoğurtotu, Cobansüzeği
der Klettenkerbel {sub} {m} [Naturwissenschaft] şeytanhavucu
das Klettenlabkraut {sub} {n} kaz otu
das Klettenlabkraut {sub} {n} tırmanıcı yoğurt otu
das Klettenlabkraut {sub} {n} yapışkanotu
das Klettenlabkraut {sub} {n} yoğurtotu
das Klettenlabkraut {sub} {n} çoban süzgeci
der Klettenschläger {sub} {m} sıyırıcı
der Klettenwolf {sub} {m} pıtrak çıkarma makinesi
das Klettenwurzelöl {sub} {n} dulavrat otu yağı
der Klettenzerstörer {sub} {m} pıtrak çıkarma tertibatı
die Kletteranlage {sub} {f} tırmanma tesisi
der Kletterbaum {sub} {m} tırmanma ağacı
die Kletterbohne {sub} {f} sırık fasülyesi
die Kletterei {sub} {f} tırmana tırmana çıkma
die Kletterei {sub} {f} tırmanma
das Klettereisen {sub} {n} tırmanmak için çengelli kanca
das Klettereisen {sub} {n} çengelli küçük kanca
der Kletterer {sub} {m} [Radsport] iyi bisiklet süren
der Kletterer {sub} {m} iyi tırmanan
der Kletterer {sub} {m} tırmanıcı
die Kletterfähigkeit {sub} {f} tutunma kabiliyeti
die Kletterfähigkeit {sub} {f} tırmanma gücü
der Kletterhaken {sub} {m} tırmanma çengeli
die Kletterhalle {sub} {f} tırmanma holü
die Kletterhöhe {sub} {f} tırmanma yüksekliği
die Kletterin {sub} {f} [weiblich: Sport] dağcı
der Klettermast {sub} {m} [Militär] askeri eğitimde tırmanma direği
das Klettern {sub} {n} tırmanma
klettern {v} kancalama
klettern {v} tırmanmak
klettern {v} tırmanarak çıkmak
kletternd {adj} tırmanan
Kletternder Giftsumach {sub} {m} tırmanarak çıkan zehirli somak
die Kletterpartie {sub} {f} [(Bergsteigen) schwierige Strecke an einem steilen Hang] sarp ve zor yer
die Kletterpartie {sub} {f} [(ugs.) Wanderung, auf der viel geklettert wird] tırmanma gezisi
die Kletterpflanze {sub} {f} [Naturwissenschaft] sarmaşık
die Kletterpflanze {sub} {f} sarılgan bitki
die Kletterpflanzen {sub} {pl} sarılgan bitkiler
der Kletterrahmen {sub} {m} tırmanmak için tutunma çerçevesi
die Kletterranke {sub} {f} tırmanmak için tutunma filizi
die Kletterrose {sub} {f} [Naturwissenschaft] çardak gülü
die Kletterrosen {sub} {pl} çardak gülleri
die Kletterschelle {sub} {f} kancalama flanşı
der Kletterschuh {sub} {m} çengelli kanca
die Filzklette {sub} {f} dulavratotu
die Filzklette {sub} {f} pıtrakotu
gewöhnliche Spitzklette {sub} {f} dulavratotu
gewöhnliche Spitzklette {sub} {f} kazık otu
gewöhnliche Spitzklette {sub} {f} pıtrak
kleine Klette {sub} {f} dulavratotu
die Saugklette {sub} {f} emerek tutma kolu
die Spitzklette {sub} {f} dulavratotu
die Spitzklette {sub} {f} kazık otu
die Spitzklette {sub} {f} pıtrak
0.004s